30 Nisan 2010 Cuma

İŞÇİ HABERLERİ BÜLTENİ (NİSAN 2010)

• TÜBİTAK direnişçisi Aynur Çamalan’ın Ankara 13. İş Mahkemesi'nde işe iade davasının ilk duruşması 30 Nisan günü görüldü. Duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.
• Kayseri'de 30 Nisan günü saat 14.00'te Pano altında basın açıklaması gerçekleştiren Kayseri 1 Mayıs Platformu, işçi ve emekçileri 1 Mayıs'a çağırdı.
• 7 aydır maaşlarını alamayan ve Şubat ayında direnişe başlayan Samatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi inşaat işçilerinin kaldığı şantiyeyi bu sabah basan polisler işçilerden Abdullah Dağ ve Alaattin Bey Üstten'i gözaltına aldılar. İşçiler, Kocamustafa Paşa'da bulunan Koca Çınar Polis Karakolu'nda tutuluyor.
• Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Kadın Sekreteri Songül Morsümbül yaptığı yazılı açıklama ile tüm kadınları 1 Mayıs'ta alanlara davet etti.
• BDP, TKP, ÖDP ve EMEP 1 Mayıs öncesinde İstiklal Caddesi'nde ortak bildiri dağıtımı gerçekleştirerek 1 Mayıs'a çağrı yaptı. Bildiri dağıtımı sırasında "Yaşasın 1 Mayıs", "Biji 1 Gulan", "Yaşasın Halkların Kardeşliği" sloganları atıldı.
• 1977’deki kanlı 1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'nda öldürülen 36 kişiden biri de, TÖB-DER üyesi Bayram Çıtak'ın oğlu Mesut Çıtak, "1 Mayıs'ta Taksim'e" çağrısı yaptı.
• Sosyal-İş’in hazırladığı rapor, giderek uzayan çalışma saatlerinin işsizlik sorununun daha da artmasına yol açtığını ortaya koydu.
• Süper Lig'e çıkmayı başaran Kardemir Karabükspor kulüp başkanı Hikmet Ferudun Tankut yaptığı açıklamada, takım futbolcularının 1 Mayıs’ta baretleri ve formalarıyla Taksim’de olacağını söyledi.
• Gaziantep'te SANKO Tekstil işletmelerine bağlı havlu bölümünde işçiler işten çıkartılmakla tehdit ediliyor.
• Aydın'da bir maden ocağında çalışan 2 işçi tünelde açık bırakılmış elektrik tellerindeki akıma kapılarak yaşamını yitirdi.
• Yıl boyunca emekçilerin haklarını gasp eden icraatlara imza atan, TEKEL işçilerine diş bileyip meydanlarda gaza boğan, iş cinayetlerini durdurmak yerine patronların arkasında duran AKP hükümeti 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağını açıkladı.
• Barış Derneği tarafından yapılan açıklamada, barışseverler 1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'nda buluşmaya çağrıldı.
• Üniversite Konseyleri Derneği, tüm üyelerini İstanbul Taksim Meydanı'nda kutlanacak olan 1 Mayıs'a çağırdı.
• Memur-Sen ve Bem-Bir-Sen genel başkanları anayasa paketine koşulsuz destek açıklamaları yaparken, Tüm-Tekstil İş’ten de Taksim eleştirisi geldi.
• Aynur Çamalan'ın işe iade davası öncesi Taksim Tramvay Durağı’nda bir dayanışma eylemi gerçekleştirildi.
• '77 1 Mayıs’ında yaşamını yitiren 36 kişi, 89’da katledilen Mehmet Akif Dalcı, 96 1 Mayıs’ında Kadıköy’de kurşunlanan Dursun Adabaş, Hasan Albayrak ve Levent Yüksel için 29 Nisan'da anmalar gerçekleştirildi. Anmaların ilk durağı Taksim Kazancı Yokuşu oldu. Saat 10.00'da Taksim / Kazancı Yokuşu’nda saat 11.00'de ise Şişhane'de Mehmet Akif Dalcı'nın şehit düştüğü yerde anmalar gerçekleştirildi. İlerici ve devrimci güçler saat 13.00'te ise Söğütlüçeşme'deydi.
• İstanbul'da Taksim Meydanı'nda gerçekleştirilecek 1 Mayıs kutlamalarına yönelik hazırlıklarını sürdüren Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), üyelerine 1 Mayıs sabahı saat 09.00'da Şişli Camii önünde toplanma çağrısı yaptı.
• Tuzla Vernikçiler ve Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu Procast Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde sendikal örgütlenme faaliyeti başlatan Birleşik Metal-İş Sendikası işten atma saldırısıyla karşılaştı. Procast Metal'de çalışan sendika üyesi işçiler arasından ilk etapta 5 işçi, daha sonra 7 işçi atıldı. DİSK/ Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze Şube üyesi işçiler işten atma saldırısının ardından fabrika önünde direniş başlattı.
• 2009 yılının Kasım ayında gerçekleştirilen Ücretli ve İşsiz Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı'nda alınan kararlardan biri olan Ücretli-İşsiz MMŞP komisyonları kurulması kararını, Elektrik Mühendisleri Odası'nda hayata geçirmek için kurulan komisyon, ilk etkinliğini 28 Nisan Çarşamba günü Beşiktaş'taki EMO İstanbul Şube binasında gerçekleştirdi. “Çalışma Yaşamında Mühendisler ve İş Hukuku” başlıklı panel/forum, komisyon üyesi Özgür Sertaç Günay’ın moderatörlüğünde ÇHD Çalışma Yaşamı Komisyonu üyesi avukatlar Gülbin Aydın, Şükriye Erden ve Şerife Ceren Uysal’ın katılımlarıyla gerçekleşti. Soru-cevap şeklinde ilerleyen panel-forumda konuşan avukatlar, tıpkı işçiler gibi mühendislerin de iş kanuna tabi olduklarını, işçilerin çalışma yaşamında yaşadıkları sorunların mühendisleri de kestiğini belirttiler. Mühendislerin pratikte karşılaştığı sorunlar ve sahip oldukları hakların da ele alındığı panel-forumda hukuki kanalların tıkandığı noktalarda fili-meşru mücadele yollarının devreye sokulmasının gerekliliği tartışıldı. Etkinlikte TMMOB’nin bastırmış olduğu “Ücretli Mühendis-Mimar Şehir Plancıları ve Çalışma Yaşamı” isimli, yasal hakları anlatan bir broşür de dağıtıldı.
• Direniş sürecinde çekilen fotoğrafların yer aldığı, itfaiyecilerin çalışma koşullarının resmedildiği fotoğraf sergisinin Kadıköy ayağında zabıta engeliyle karşılaşan itfaiye işçileri maruz kaldıkları baskı ve engellemeleri 28 Nisan günü Kadıköy'de gerçekleştirdikleri eylemle protesto ettiler. Fotoğraf sergisini tekrar açan ve basın açıklaması gerçekleştiren işçilere Emekli-Sen, Eğitim-Sen, HSGGP, Alınteri, BDSP'nin yanısıra TEKEL ve Samatya Hastanesi inşaat işçileri de destek verdi.
• İstanbul'da Taksim Meydanı'nda gerçekleştirilecek 1 Mayıs kutlamaları için Avrupa'dan Türkiye'ye gelecek olan uluslararası heyet 29 Nisan günü Esenyurt'ta direnişlerini sürdüren Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No'lu Şube üyesi belediye işçilerini ziyaret edecek. 254 gündür Esenyurt Belediyesi'nde işten atma saldırısına karşı direnen işçileri ziyaret edecek olan milletvekilleri ve sendikacılardan oluşan heyet 29 Nisan günü saat 15.00'te Sabiha Gökçen Havalimanı'na inerek buradan Esenyurt'a geçecek. Uluslararası heyet, Esenyurt'ta Belediye-İş Sendikası 2 No'lu Şube yöneticileri ve üyeleri tarafından karşılanacak.
• Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 1 Mayıs gündemiyle ilgili DİSK Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. DİSK Genel Başkanı ile yönetim kurulu üyelerinin katıldığı basın toplantısında Çelebi sözlerine 1977’de Taksim'de, 1989'da Şişhane'de ve 1996'de Kadıköy’de yaşamının yitirenleri anarak başladı. Çelebi, "Bu başarı hepimizindir" diyerek 1 Mayıs'ın tatil ilan edilmesinde ve Taksim’in 1 Mayıs kutlamalara açılmasında emeği geçen herkesi kutladı. Çelebi, 32 yıllık aradan sonra yeniden 1 Mayıs alanına girdiklerini belirterek “Kürsümüzü geri alıyoruz.” dedi. 1 Mayıs'ta işçi ve emekçilerin taleplerini dile getirdiklerini söyleyen Çelebi, 1 Mayıs'ın bir işçinin bir saatliğine çalışma bakanının koltuğuna oturması demek olmadığını sözlerine ekledi. 1 Mayıs'ın milyonlarca emekçinin işsizlikle, yoksullukla, pahalılıkla mücadelesini yükseltmesi anlamına geldiğine işaret eden Çelebi “1 Mayıs 2010 tarihinde bütün gücümüzle Taksim'de olacağız.” dedi. Bununla beraber Trakya ve Kocaeli bölgeleri hariç DİSK'in örgütlü bulunduğu bütün illerde 1 Mayıs kutlamalarını gerçekleştireceğini diğer konfederasyon, emek ve meslek örgütleriyle omuz omuza olacağını ifade etti.
• 2009'un Nisan ayının sonunda CHP’li Karşıyaka Belediyesi tarafından “bütçe daralması” bahanesiyle işten atılan Genel-İş Sendikası üyesi 276 Kent A.Ş. işçisinin açtığı işe iade davası sonuçlandı. Mahkeme bütün işçilerin işe iadesine karar verdi. Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak ise mahkeme kararını temyize göndererek süreyi uzattı. İşten atılan Kent A.Ş. işçileri işten çıkarılışlarının birinci yıldönümü vesilesiyle Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu (Eğitim Sen 2 No’lu Şube, Kent A.Ş. işçileri, Genel-İş iş yeri temsilcileri, SDP, EMEP, BDP, ÖDP, Yöre dernekleri, Dev-Lis ve BES) Karşıyaka Belediyesi’nin önünde Kent A.Ş. İşçileri hakkında mahkeme tarafından verilen işe iade kararının uygulanmasını istedi.
• DİSK Güney Marmara Bölge Temsilciliği bugün (28 Nisan) Birleşik Metal-İş Sendikası Bursa Şubesi Toplantı Salonu’nda 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirerek, “DİSK’in almış olduğu karar doğrultusunda en geniş kitlemizle 1 Mayıs’ta Taksim’de olacağız” dedi.
• İstanbul Valisi Muammer Güler'in Taksim'de alınacak “güvenlik önlemleri"ne dair açıklamalarına DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Kartal Belediyesi Toplu İş Sözleşmesi töreninde yaptığı konuşmayla karşılık verdi. Bir sıkıntı yaşanması halinde Taksim Meydanı'nın bir daha açılmamak üzere kapanacağını söyleyen Güler, "Olay çıkarsa Taksim 1 Mayıs'ta sendikalara kapanır" demişti. “Taksim'de olayı çıkaran bizlermişiz gibi bir algıyı sürekli yayıyorlar" diyen Çelebi, Güler'in açıklamalarına tepki gösterdi.
• Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) öğrencileri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü hazırlıklarını, 1 Mayıs Komitesi örgütlenmesiyle sürdürüyor.
• 1 Mayıs Düzenleme Kurulu toplanarak son hazırlıkları konuştu. Düzenleme Kurulu'nda yer alan Türk-İş İstanbul 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, mitinge ilişkin son hazırlıkları basına değerlendirdi. Büyükkucak, Taksim'e en az 150 bin kişi beklendiğini belirtirken, tüm halkı mitinge katılmaya çağırdı.
• Türk Tabipleri Birliği tarafından yapılan açıklamada Marmara bölgesindeki tabip odaları ve hekimler, Sağlıkta Dönüşüm Programının yeni adımlarına ve Kamu Hastaneleri Birlikleri yasa tasarısına karşı Taksim'e çağrıldı.
• Yurtsever Cepheli Hukukçular, 12 Eylül Anayasası'nın, AKP tarafından kendi siyasal ihtiyaçlarına göre rötuşlanarak sunulduğu bir dönemde meslektaşlarını 1 Mayıs'ta Taksim'de olmaya çağırdılar.
• KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek yaptığı yazılı açıklamada, KESK üyelerine dönük soruşturma, sürgün, disiplin cezaları, tehdit ve gözdağında artış olduğunu belirtti.
• İşçi konfederasyonlarını kabul eden Çalışma Bakanı Ömer Dinçer, konfederasyonların 1 Mayıs’la ilgili sadece manevi destek talep ettiğini ancak maddi destek de vereceklerini söyledi.
• ‘’Şimdi Halk Konuşacak’’ adı altında Türkiye’nin birçok ilinde etkinlikler düzenleyen ve halk kürsüsü oluşturan Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Taksim İstiklal Caddesi’nde bir yürüyüş gerçekleştirdi. ‘İşsizliğe ve güvencesizliğe karşı’ sloganıyla bu yıl Taksim Meydanı’nda kutlanacak olan 1 Mayıs işçi bayramına çağrıda bulunan ÖDP’liler, işçi bayramının bu sene Taksim’de kutlanmasına izin verilmesinde ülkeyi sarsan 78 günlük TEKEL direnişinin payının büyük olduğunu söyledi.
• Direnişteki itfaiye işçilerinin Kadıköy'e taşıdığı fotoğraf sergisi zabıta engeline takıldı.
• Ankaralı işçi ve emekçiler 2010 1 Mayısı'nı bu yıl Sıhhiye Meydanı’nda karşılayacak.
• Kartal Belediyesi ile DİSK/ Genel-İş Sendikası Kartal'da düzenlenen törenle toplu iş sözleşmesini imzaladılar.
• Amerikalı kargo devi UPS'in Türkiye'nin çeşitli illerinde bulunan aktarım merkezleri ve şubelerinde yürüyen sendikal örgütlenme çalışması UPS patronunu rahatsız etti. Kötü çalışma koşulları ve düşük ücret dayatmalarına karşı Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası'nda (TÜMTİS) örgütlenen UPS işçileri işten atma saldırısıyla karşılaştılar.
• Gebze TÜBİTAK'ta işten atılan 6 güvenlik görevlisi 3 Mayıs'ta direnişe başlayacak.
• Türkiye Komünist Partisi, Taksim'de yapacağı bir eylemle Taksim Gezi Parkı'nda kurulacak 1 Mayıs standının açılışını yapacağını duyurdu.
• 1 Mayıs’la ilgili olarak Çalışma Bakanı Ömer Dinçer’le görüşen Türk-İş, Hak-İş ve DİSK başkanları, Dinçer’i kutlamalara davet etti.
• Yurtsever Cephe İşçi Birliği, Danıştay 12. Dairesi’nin 4/C’ye dair aldığı karar ve bu kararın basına yansımasıyla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi: "Mevcut hukuki durumda bir değişiklik yapmamasına karşın, Danıştay’ın, 4/c nin özelleştirme mağduru işçilere uygulanması sonucu binlerce işçinin 11 ay sonra işsiz kalması, bu süre içinde kölelik koşullarında ve iş güvencesi olmaksızın çalıştırılması gibi zararları "telafisi güç, imkansız zararların doğmaması" olarak kabul etmesi ayrıca değerlendirilmesi gereken bir vakadır. Kanuna girme amacı geçici mahiyetteki işlerde çalışanların kamuda istihdam edilmesi olan bir maddenin, tamamen hukuku sermaye yanlısı politikalarına uydurmak için kullanılması söz konusudur. 4/c maddesinin özelleştirme sonucu mağdur olan işçilere uygulanması hukuka aykırıdır. 4/ c konusunda bağlayıcı olacak kararın nihai olarak Anayasa Mahkemesi tarafından verilecek olması, gündemdeki Anayasa değişikliğine dair teklif düşünüldüğünde son derece manidardır. Nitekim teklifin kabul edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesinin bileşimine dair değişiklik hemen hayata geçirilebilecektir. Hukukun işçi sınıfı aleyhine uygulanmasının önüne geçilmesi için bir direniş odağı yaratmak konusundaki gerçek, Tekel işçisinin mücadelesi ile bir kez daha gözler önüne serilmiş bulunmaktadır. Ülkemizde işçi sınıfının hukuki olarak mevcut kazanımları tek tek elinden alınırken, lehine olan kararların da uygulanmadığı bu döneme işçi sınıfının mücadelesinin set kuracağı açıktır. 1 Mayıs, AKP'nin her türlü kural tanımaz, piyasacı, gerici ve özelleştirmeci uygulamasına karşı işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak daha da önem kazanmıştır. Yurtsever Cephe İşçi Birliği olarak, 1 Mayıs günü milyonlarca işçi ve emekçi ile alanlarda Mecliste görüşülmekte olan AKP anayasasına “hayır” diyeceğimizi ilan ediyor, tüm işçi ve emekçileri hesap sormaya, mücadeleye, AKP’ye karşı seferberliğe davet ediyoruz."
• Taksim'de kutlanacak 1 Mayıs öncesi konfederasyonların kutlama programları açıklandı. 1 Mayıs'ta sendika ve siyasi partilerin kortejleri, üç koldan hareket edip, Kazancı Yokuşu’na gelerek burada birleşip, Taksim'e girecek. Kazancı Yokuşu’na 10 bin karanfil bırakılıp, 1 Mayıs 1977’de ölenler için bir dakikalık saygı duruşu ve anma yapılacak. Taksim’de kurulacak platform kürsüsü AKM’yi arkaya alacak şekilde yerleştirilecek. Yürüyüş kolları AKM’yi arkaya alacak şekilde kurulan platforma gelerek saat 13.00’de kutlamaları başlatacaklar. DİSK ve KESK’ten bir kadın, bir erkek işçi meydanda toplananlara “Hoşgeldiniz” dedikten sonra, ortak bildiriyi okumaları bekleniyor. İsteyen konfederasyon başkanları 5’er dakikayı geçmemek üzere konuşma yapacak. Ortak bildiri okunduktan sonra Timur Selçuk, Sarper Özsan’ın yazıp bestelediği 1 Mayıs Marşı’nı piyanosuyla seslendirecek. Selçuk’a çok sayıda sanatçının eşlik etmesi bekleniyor. 1 Mayıs Marşı’nın ardından Nâzım Hikmet’in “Türkiye İşçi Sınıfına Selam” şiirinin okunacak. Ruhi Su Dostlar Korosu da platformda işçi ve emekçilere seslenecek. DİSK’in çağrısıyla 60’ı Almanya’dan olmak üzere, Belçika, Hollanda gibi çok sayıda Avrupa ülkesinden 100’ü aşkın yabancı sendikacı gelecek. DİSK’in çağrısıyla 1 Mayıs 1977’de ölenlerin yakınlarından 10 aile gelecek ve DİSK kortejinin en önünde yer alacak. 1 Mayıs 1977’de ölenlerin yakınları ellerinde “1 Mayıs 1977 katliamı aydınlatılmadan demokrasiden söz edilemez” yazılı dev pankartı taşıyacaklar. 50'nin üzerinde sanatçının 1 Mayıs’ta gönüllü olarak sahne almak istediği öğrenilirken, çok sayıda sanatçı, aydın ve akademisyenin de DİSK kortejinde olması bekleniyor. Ayrıca, Taksim’e sinema sanatçısı Tarık Akan, oyuncu yönetmen Rutkay Aziz, besteci, müzisyen, yazar, sanatçı Zülfü Livaneli, ses sanatçıları Edip Akbayram ve Yavuz Bingöl gibi çok sayıda ünlü ismin de gelmesi bekleniyor. Kürsünün etrafının güvenliğini de yaklaşık 200 işçi sağlayacak. 6 konfederasyondan toplam bin kişi de güvenliği sağlamakla görevli olacak. Bin görevli, kortejin düzenli bir şekilde alana girmesinden de sorumlu olacak.
• Kocaeli’nin Karamürsel ilçesindeki toplu konut inşaatında çalışan işçiler, taşeron firmanın 5 aydır maaş ödememesi yüzünden Kent Konut A.Ş merkezine giderek yetkililerle görüşmek istedi. Taşeron firmadan 5 aylık maaş ve sosyal haklarını tahsil edemeyen işçiler, sabah saatlerinde Kent Konut’un İzmit’teki merkezi önünde toplanıp, alın terlerinin karşılığını istedi. Mağdur olduklarını savunan işçiler yetkililerle görüşmek istedi, ancak özel güvenlik tarafından içeriye alınmayınca bina önünde beklemeye başladı. Bu sırada bölgeye gelen polis ekipleri, işçilere bina önünü boşaltmaları ve suç duyurusunda bulunabilecekleri uyarısını yaptı.
• Kocaeli’nin Körfez ilçesindeki Belde Garajı’nda "kötü şartlarda çalıştıklarını" ifade eden belediye işçileri, geç işbaşı yaparak duruma tepki gösterdi.
• KESK’e bağlı Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) üyesi sağlık emekçileri “21–28 Nisan Ebeler Haftası”nda, 1 seneyi aşkın süredir tutuklu bulunan SES Ankara Şube yöneticisi Seher Tümer’e Ankara Kızılay Postanesi’nden kart gönderdi.
• İstanbul Valisi Muammer Güler bir açıklama yaparak 1 Mayıs günü İstiklal Caddesi'nin kapalı olacağını söyledi. Kutlamalarla ilgili bilgi veren Güler, "O gün için biz Sıraselviler Kazancı ve özellikle altını çizmek istiyorum, İstiklal Caddesi'ne girişleri kapatıyoruz. Çünkü orada hem girişte hem dağılışta geçmişte bazı sıkıntılar yaşanmıştı. Oradaki ticari hareketliliği de etkilesin istemiyoruz ama biz alanı çok geniş olarak bariyerleyeceğiz. Oraya girişler kontrollü olacak, 3 ayrı noktadan kontrolle girecekler."
• DİSK, KESK, Türk-İş, Türkiye Kamusen, Hak-İş ve Memur-Sen 1 Mayıs için ortak hazırladıkları bildiride, 1977’nin faillerinin bulunmasını ve emekçilerin sesine kulak verilmesini talep ettiler. Konfederasyonlar tarafından ortak hazırlanan bildiride, ''Barış için, özgürlük için, demokrasi için, ekmek için, daha güzel bir dünyada sömürüsüz, baskısız, insan onuruna yaraşır bir yaşam için birlikteyiz'' ifadeleri yer alırken, her türlü baskıya inat, hak ve özgürlükler için dayanışma içinde olunduğu belirtildi. Konfederasyonların ortak bildirisi şu şekilde devam ediyor: ''Emekçilerin yarısı kayıt dışında çalışıyor. Esnek, güvencesiz ve kuralsız çalışma kural haline geliyor, 4/C uygulamasına, kölelik düzenine mahkum ediliyor. Sendikasızlaştırma yaygınlaşıyor, sendikal örgütlenmenin önüne engeller çıkarılıyor. Örgütlenen işçiler işten atılıyor. Başta madenler olmak üzere, iş kazası adı verilen cinayetler durmak bilmiyor. Biz sosyal adalet, eşitlik ve demokrasi istiyoruz. Özgürlükçü, eşitlikçi sivil demokratik bir anayasa ve yasalar istiyoruz. Tüm çalışanların grevli toplu sözleşmeli sendikal haklara sahip olduğu bir Türkiye için sesimizi yükseltiyor, demokrasiden ve sosyal devletten vazgeçmeyeceğimizi bildiriyoruz."
• Bursa’da Türk-İş, DİSK, KESK, Kamu-Sen ve Memur-Sen ile meslek örgütleri, siyasi partiler ve demokratik kurum temsilcilerinin bir araya gelerek oluşturdukları 1 Mayıs Tertip Komitesi 26 Nisan günü Setbaşı Mahfel önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasında konuşan KESK Bursa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Candan Coşkun, 1 Mayıs günü saat 12.00’de Gökdere Bulvarı’nda toplanarak Fomara Meydanı’na yürüyeceklerini ve buradaki mitingle 1 Mayıs’ı kutlayacaklarını söyledi.
• Türk-İş, Nisan ayı açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Türk-İş yaptığı yazılı açıklamada, mutfak enflasyonunun son oniki aylık artışının yüzde 15.46 olduğunu bildirdi. Türk-İş'in yaptığı hesaplamalara göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için Nisan ayı itibarıyla yapması gereken harcama tutarı 852.50 TL olarak tespit edildi. Açıklamada, yoksulluk sınırı olarak belirtilen gıda harcaması, giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamalarla birlikte toplam harcama tutarının 2776 TL olduğu kaydedildi. Açıklamada, temel mal ve hizmetlerdeki fiyat artışları nedeniyle çalışanların bir yıl öncesine göre 372 lira fazla harcama yapmak durumunda olduğu belirtildi. Aynı dönemde sadece mutfak harcamasına gelen ek yük 104 lira oldu.
• İstanbul’da CHP’li Kartal Belediyesi ile yürüttüğü toplu iş sözleşmesi görüşmelerini anlaşmayla sonuçlandıran, ücret ve sosyal haklar kapsamında çeşitli kazanımlarla çıkan DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası 27 Nisan günü Kartal’da toplu sözleşme töreni düzenleyecek.
• Sivas’ın Hafik ilçesinde taş ocağında iş makinesi operatörü olarak çalışan genç, içinde bulunduğu aracın üzerine kaya parçası düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
• 2009 1 Mayıs’ında CHP’li Belediye Başkanı Cevat Durak tarafından işten atılan Kent AŞ işçileri aynı zamanda mücadelelerinin birinci yıldönümü olan 2010 1 Mayısı’na “Ey CHP’li Belediye, 1 Mayıs’ta İşten Attınız, Unutmayacağız! Hukuka Saygılı Olun, İşimizi Verin” pankartı ile katılmayı kararlaştırdılar.
• İstanbul Kartal'da kurulu Akademi Ofset bünyesindeki Alesta Etiket'te çalışan işçilerin zam talebine Akademi patronu saldırıyla yanıt verdi. Yıllardır asgari ücretle çalışan ve ücret hakları gaspedilen Akademi Ofset işçileri 21 Nisan sabahı Akademi Ofset patronu Mehmet Karasu'yla görüşüp haklarını talep ettiler. Akademi Ofset patronu Mehmet Karasu tarafından silahla tehdit edilen işçiler karakola ve savcılığa başvuruda bulundular. 22 Nisan sabahı tekrar geldikleri işyerlerinde iş akitlerinin feshedildiğini öğrenen 48 işçi patronun saldırıları ve yaşadıkları sürece ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla 24 Nisan Cumartesi günü saat 12.30'da Esentepe Mahallesi İnönü Caddesi No: 161 (Kartal Oto Sanayi Karşısı) Akademi Ofset önünde basın açıklaması yapacaklar. İşçiler gerçekleştirecekleri eylemlerine destek çağrısında bulunuyorlar.
• Halen 41 ilde pilot olarak uygulanan aile hekimliğinin bu yıl içinde tüm ülkeye yayılması planlanırken, hekimlerin özlük haklarına dönük düzenlemeler belirsizliğini koruyor. Ankara Tabip Odası (ATO) Pratisyen Hekim Komisyonu tarafından Aile Hekimliği Pilot Uygulaması hakkında düzenlenen basın toplantısında konuşan ATO Genel Sekreteri Aytuğ Balcıoğlu, pratisyen hekimleri ve halkı nelerin beklediği konusunda Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Müdürlüğü tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığını belirtti. Komisyon Başkanı Mehmet Çakmak ise beş yıldır pilot olarak yürütülen aile hekimliğinin tüm ülkeye yayılması ile yasal düzenlemelerin netlik kazanmasını beklediklerin vurguladığı açıklamasında, ''Kalıcı yeni yasa da hala çıkmamış olduğu için, özlük haklarına ilişkin sorulan sorular pilot uygulamanın ilk acemi adımlarının belirsizliği arkasında gizlenmeye çalışılıyor. İş güvencesizliği, çalışma koşulları ve izin koşulları ile ilgili tüyler ürperten gerçekler 657 sayılı Yasa'ya tabi pozisyondan izinli sayılan ve istendiğinde geri dönülebilen, henüz tam kapanmamış kapının aralığından sızan ışık umuduyla hafifletilmek isteniyor. Aile hekimliğini, ancak aile hekimi uzmanları ile pratisyen hekimlerin yapması gerektiğini ifade eden Çakmak, ''Geçilmeye çalışılan sistemde pozisyon ne olursa olsun hekim maaşı tabanı 4 bin TL olmalı, üretilen işe ve yapılan hizmetin ek özelliklerine göre diğer katkı payları bu tabanın üzerinden değişkenlik göstermelidir. Birinci basamak sağlık hizmetlerini şimdiye dek pratisyen hekimlerle yürüten ekibin diğer üyeleri olan arkadaşlarımız, ebe, hemşire, sağlık memuru, iş güvencesiz ve bugünkü çalışma şartlarından daha düşük ücretlerle çalışmaya zorlanmamalıdır'' dedi.
• Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 90. yılının kutlandığı vurgulanarak, “Türkiye, dünyanın tek çocuk bayramını kutlamakla övünedursun, dünyada ve Türkiye’de çocukların yaşadığı sorunlar, karşı karşıya kaldığı tehlikeler her geçen gün artmaktadır” denildi. Eğitim-Sen'in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili açıklamasında, 23 Nisan’ın gerçek bir bayram olarak kutlanabilmesi için tüm çocukların eşit koşullarda olması gerektiği vurgulandı.
• THY 22. Dönem Toplu İş Sözleşme Görüşmelerinde 60 günlük görüşme süreci ve 21 günlük resmi arabulucu sürecinin sonunda da anlaşma sağlanamadı. Resmi arabulucu raporunun tebliğinden itibaren 6 gün bekleyecek olan sendika, diğer 6 gün içinde uzlaşma olmadığı takdirde grev kararı alacak.
• İzmir’deki 1 Mayıs kutlamalarının Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirilmesi ilgili olarak Türk-İş, DİSK, KESK ve Kamu-Sen temsilcileri İzmir Valiliği ile görüştü. Görüşmenin ardından Türk-İş 3. Bölge Temsilci Yardımcısı Tuncay Kireçkaya yaptığı açıklamada, toplantı komitesi olarak 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Hakkındaki Kanun kapsamında müracaat ettiklerini belirterek, kutlamaları Gündoğdu Meydanı’nda yapma isteklerini ilgili makamlara ilettiklerini söyledi.
Kireçkaya, İzmir’de 1 Mayıs'ın Gündoğdu Meydanı’nda saat 13.30’da kutlanacağını ifade etti. “İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs'ı kutlamaya sadece işçilerimizi değil, esnafımızı, meslek odalarını, işsizlerimizi, gençlerimizi ve ev hanımlarımızı da çağırıyoruz" diyen 
Kireçkaya, 1 Mayıs kutlamalarında işçilerin sorunlarını yüksek sesle dile getireceklerini belirtti.
• TEKEL işçilerinin direnişine destek verdiği için işten atılan ve 8 Mart'tan bu yana direnişini sürdüren Aynur Çamalan ile 8 ay önce Gebze TÜBİTAK'ta sağlık raporları gerekçe gösterilerek işten atılan Tez-Koop-İş üyesi 6 güvenlik görevlisi Ankara'da TÜBİTAK Genel Merkezi önünde eylem yaptı.
• Türk-İş'e bağlı Cam, Çimento, Seramik ve Toprak Sanayi İşçileri Sendikası (Kristal-İş) ile Cam İşverenleri Sendikası arasında sürdürülen 22. Dönem Cam Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerine 21 Nisan günü İstanbul'da Kristal-İş Genel Merkezi'nde yapılan 9. oturumla devam edildi. Kristal-İş ile cam patronları arasındaki görüşmelerde işçilere kölelik ve sefalet zammı dayatılıyor. Cam Elyaf işyerinde önümüzdeki 2 yıl için mevcut ücretlerle (sıfır zam) çalışılmasını öneren cam patronları Düzcam Grubu için % 1, Cam Ambalaj Grubu için % 2, Cam Ev Eşyası Grubu için % 3 oranında ücret zammı öneriyor.
• Bozüyük'te Toprak Holding'e ait fabrikalarda çalışan işçiler eylem yaptı. Bilecik'in Bozüyük ilçesinde kurulu bulunan Toprak Holding'e ait fabrikalarda çalışan Türkiye Çimse-İş Sendikası üyesi işçiler Eskişehir-Bozüyük yolunu tek şeritli olarak trafiğe kapattı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından gruba ait şirketlere atanan yöneticilerle, 4 Ekim'den bu yana kapalı olan fabrikaların tekrar açılması için görüşmelerde bulunan Türk-İş'e bağlı T. Çimse-İş Sendikası üyesi işçiler mağduriyetlerinin giderilmesini istediler. Yöneticilerle yaptıkları görüşmelerden sonuç alamayan işçiler yol kapatarak eylem yaptılar. Kısa süreli kapatılan yol jandarmanın müdahalesiyle açılırken, işçiler şehir merkezine doğru yürüdü. Bozüyük Meydanı'nda kolluk güçleri ve sendika temsilcileri tarafından ikna edilmeye çalışılan işçiler, Kaymakam Oktay Kaya'nın kendileriyle görüşmeyi kabul etmesi üzerine dağıldı. Belediye başkanı ve kaymakama sorunlarını aktaran Toprak Holding işçileri en kısa sürede işlerine dönmek istediklerini eğer bu işletme tasfiye edilecek ise iş akitlerinin feshedilerek yasal haklarının ödenmesini istediler.
• Başbakana hak veren ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu eleştiren IC Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çeçen’in işletmesini 2024 yılına kadar kiraladığı Antalya Havalimanı’nın İç Hatlar Terminali açılışı Başbakan Erdoğan tarafından yapıldı. 500 kişiyi istihdam etmesinden ötürü Başbakan tarafından takdir edilen Çeçen, “İşsizlik yüzde 14’e çıkmış. ‘Bir işçi alın’ kampanyasına nasıl “Hayır” derim? Ben 500 alırım, bir başkası bir-iki kişi alır. İş dünyası işsizliğe karşı seferberlik ilan etmeli” dedi. TOBB’u eleştiren Çeçen’in, Başbakandan turizm sezonunun uzatılması için istihdam üzerindeki SSK pirim yüklerinin kaldırılmasını talep etmesi, patronların işsizlik tartışmalarını fırsata çevirmeye çalıştığını gösterdi.
• Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in işsizlik fonu ve kıdem tazminatının bir arada olamayacağı, kıdem tazminatı yükünün istihdamın önünde engel oluşturduğu yönündeki açıklamaları üzerine, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, "kıdem tazminatına dokunulması genel grev nedenidir" dedi.
• Diyarbakır Tuğla işçileri, grevin 5. günü patronlarla yapılan yoğun pazarlıkların ardından yüzde 25 zam almayı başararak grevi sona erdirdiler. Grevin 5. günü olan pazartesi günü de tam katılımla süren grev, patronların zam talebini kabul etmesiyle sona erdi. Bu anlaşmaya göre 550 TL alan bir yüklemecinin eline aylık 650 TL, 600 TL alan bir tabancının eline ise aylık 750 TL geçecek. Sendika, dernek gibi hiçbir örgütlülükleri olmamasına rağmen tuğla işçilerinin grevi, kararlılığın ve birliğin sağlanması durumunda neler yapılabileceğini göstermesi bakımından örnek bir grev oldu. İşsizliğin en yoğun olduğu illerden biri olan Diyarbakır’da bu oranda bir zam alınabilmesi, işsizlik tehdidiyle, düşük ücrete mahkum edilen Diyarbakırlı işçiler için de yol gösterdi.
• Kartal İşçi Kültür Evi Derneği’ne yönelik faşist saldırıyı teşhir etmek için Kartal merkezde dernek önlükleriyle çay bahçelerine bildiri dağıtımı yapıldı. Karlıktepe’de ise kahvehaneler dolaşılarak ajitasyon konuşmaları eşliğinde bildiri dağıtımı yapıldı. Emekçilerin gün içerisinde Kartal İşçi Kültür Evi Derneği’ne geçmiş olsun ziyaretleri de sürdü. 21 Nisan akşam saatlerinde dernek önünde toplanan kitle önde “Faşist baskılar sökmedi, sökmeyecek. Devrimci faaliyet engellenemez! / BDSP”, “Yeni bir dünya, yeni bir kültür için Kartal İşçi Kültür Evi Derneği” yazılı pankartlar ve kızıl bayraklarla yürüyüşe geçti. Oldukça coşkulu geçen yürüyüş sırasında sık sık “ Yaşasın devrim ve sosyalizm!”, “Kahrolsun faşizm, yaşasın mücadelemiz!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Yaşasın 1 Mayız, Bijî Yek Gulan!”, “TEKEL işçisi yalnız değildir!” sloganları atıldı. Dernekten ana caddeye, ardından ise Erzincan Et Pazarı önüne geçildi. Burada yapılan basın açıklamasında, saldırının tesadüf olmadığı ve gerçekleştiği tarih itibariyle ne anlama geldiğinin kolaylıkla anlaşılabileceği ifade edildi. Açıklamada, Kartal İşçi Kültür Evi Derneği faaliyetlerinin bu tarz saldırılarla engellenemeyeceği vurgulanarak devrimcilerin bu saldırılar karşısında sözlerini daha da güçlü söyleyecekleri belirtildi. Partizan, Halk Cephesi, ESP, Kaldıraç, PDD, Devrimci Hareket, Kurfalı PSAKD ve Devrimci Proleterya eyleme destek verdi.
• Bursa yerelinde düzenli aylık periyotlarla “Sınıfa karşı sınıf!” şiarıyla çıkarılan Bursa İşçi Bülteni’nin Nisan 2010 sayısı, Ankara Yolu üzerindeki Esenevler Arabayatağı, Mesken, Santral Garaj, Uluyol, işçi servis güzergâhlarına ve Bosch, Mako Elektrik, Baykal Makine, BTFC, Sun Tekstil, Teknik Malzeme fabrika önlerinde işçilere ulaştırılarak “İnsanca bir yaşam, özgür bir gelecek için 1 Mayıs’ta alanlara!” çağrısı yapıldı.
• Devrimci 1 Mayıs Platformu bileşenleri, işçi ve emekçileri Taksim 1 Mayısı'na çağırdı.
• İstanbul Kadıköy Belediyesi'nde Tüm Bel-Sen üyeleri 22 Nisan günü TİS hakkı talebiyle iş bırakacak.
• İzmit’te 1 Mayıs'a yönelik faaliyetlerini sürdüren BDSP’liler polis terörüne maruz kaldılar. Tuzla İçmeler'de 1 Mayıs afişlerini yapan BDSP çalışanları gözaltına alındı. Esenyurt’ta 1 Mayıs afişlerini yapan BDSP'liler polisin saldırısına maruz kaldı.
• İşçi düşmanı açıklamalarıyla tepki toplayan "İngiliz Mehmet" olarak bilinen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, işsizliğin nedeninin işçilerin hakları olduğunu iddia etti. Bakan istihdam artışının önündeki engelin kıdem tazminatı yükü ve esnek istihdama geçilememesi olduğunu öne sürdü.
• ODTÜ Toplumcu Mühendislik Günleri kapsamında gerçekleştirilen "Mühendislerin Sınıfsal Konumu ve TMMOB" paneline konuşmacı olarak Eski TMMOB Başkanı Kaya Güvenç, MMO eski yönetim kurulu üyesi Mustafa Aral ve eski TMMOB başkanı Bülent Tanık katıldı. Panelde söz alan Kaya Güvenç, konuşmasının ilk bölümünde 70'ler ve günümüz mühendislerini siyasi bilinç, sınıf bilinci, çalışma koşulları, mesleki kaygıları ve problemleri bağlamında karşılaştırdı. 70'lerde Türkiye’de sınıf mücadelelerinin yoğun yaşandığını, dünyadaki konjonktür de göz önüne alındığında bu ortamda kitlelerin sol politizasyona açık bir hale geldiğini söyledi. TMMOB’un da bu süreç içerisinde sol politizasyondan büyük ölçüde etkilendiğini vurgulayan Güvenç, 70'lerden günümüze doğru geldikçe mühendis ve mimarların çalışma ve yaşam koşullarında büyük gerilemeler olduğunu, birçok mühendis-mimarın gelecek kaygısıyla ve işsizlik gibi sorunlarla karşı karşıyı olduğunu belirtti. Özellikle bu dönemde şirketlerin rekabeti ön plana çıkarıcı yönelimler izlemesinin arka planında yatan nedenin ise sınıfı bölmek amacı olduğuna dikkat çeken Kaya Güvenç, konuşmasının ilerleyen kısımlarında mühendisin tanımına, üretim ilişkileri içinde üstlendiği role değindi. Güvenç, mühendisin ilk tanımının ölçen ve hesap yapan olduğunu, mühendisin üretim sürecinin entelektüel yönüyle ilgilendiğini, ilerleyen tarihsel süreçlerde yaşanan kafa-kol emeği ayrımında mühendisin kafa emeği alanına yöneldiğini ve tüm bu tanımlar ve tarihsel süreçlere baktığımızda mühendisin bir işçi olduğunu özellikle vurgulayarak sözlerini tamamladı.
• TKP Kocaeli Örgütü, "Ülkemizi yağmalayan, işimizi ve ekmeğimizi çalan çeteden hesap soracağız’’ başlığı altındaki çalışmayı başlattı. İl Başkanı Barbaros Tantan, AKP’nin iki hükümet döneminde gündeme taşınan yolsuzluk dosyalarından bazılarını, yerel ölçekli olanları öne çıkararak sıraladı. Bu dosyaların, kamuyu büyük zarara uğrattığını ifade eden Tantan, şunları kaydetti: "TÜPRAŞ ihalesinde, kamunun 1.5 milyar dolar zarara uğratılması söz konusudur. Bu sorumluluğunun kimlere ait olduğu bugün bile merak ediliyor. İktidar, kamuoyunu tatmin edici bir açıklama yapmamıştır. Gebze’de yaşanan toplam 5 milyon TL’lik akaryakıt kaçakçılığı olayında ismi öne çıkan dönemin Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, AKP Kurucular Kurulu üyesi ve AKP Kırıkkale eski Milletvekili Kemal Albayrak’ın yargılanması sürüyor. Özelleştirme İdaresi, Yarımca Porselen Arazisi’ni, 30.5 milyon dolara bir özel şirkete sattı. Erdemir, 82 milyon dolara aynı araziyi, bu sefer söz konusu özel şirketten satın aldı. Bunun sonucunda da, devlet, 52 milyon dolar kendi arazisinden zarar etti. Ve daha neler neler." Tantan, diğer bazı yolsuzluk dosyaları hakkında da şu bilgileri verdi: "Piyasa değeri 51 milyon dolar olan SEKA Balıkesir fabrikası 1.1 milyon dolara Albayraklar A.Ş’ye satıldı. Bu satışta, yaklaşık 10 milyon dolarlık bir varlık kaybı tespit edildi. Net Holding’e verilen 30 Milyon dolarlık kredi geri alınamadı. Roche’un, SSK’ya, piyasaya sattığının 2-3 katı fazla fiyatla ilaç verdiği tespit edildi. TEKEL, Tokat Sigara Fabrikası’na tanesi 1,7 milyon Euro’dan paketleme makineleri aldı. Satıcı İspanyol firma, aynı makinalar için Rusya’ya 570 bin Euro fiyat veriyor. TRT’deki izlenilmeyen bazı dizilere 10.5 trilyon lira ödeme yapılıyor. TOKİ’nin 280 trilyon lirası Asya Finans’a kaynak olarak kullandırılıyor. THY’nin 36 adet AİRBUS uçak alımı ve Bingöl deprem konutları işinden pis kokular geliyor. Bu dosyalar hakkında, hükümet tatmin edici bir açıklama yapmaktan kaçınmıştır. Bütün bunları hesabı sorulmalıdır, sorulacaktır." Yapılan açıklamada, "Ülkemizi yağmalayan, işimizi ve ekmeğimizi çalan çeteden hesap soracağız" çalışmasının takvimi hakkında da şu bilgilere yer verildi: "22 Nisan Perşembe günü 1 Mayıs’a çağrıyı içeren el ilanları dağıtılacak. 23-24 Nisan’da stant açılarak 1 Mayıs çalışmalarının duyurusu yapılacak. 23 Nisan’da afişleme çalışması gerçekleştirilecek. 24 Nisan’da işçilerle birlikte dışa açık toplantı yapılarak, 1 Mayıs öncesi örgütlenmeye son hali verilecek." TKP İl Sekreteri İnam, açıklamasında "Tarih, 13 Nisan günü davanın yargıcını ve duruşma yerini belirlemiştir. Yüz binler olup 1 Mayıs’ta alana çıkacak olan Türkiye işçi sınıfı yargıç ve çıkacağımız alan olan Taksim’de duruşma yerimizdir. Haydi dostlar, sıvayın kolları, sıkın yumrukları. Duruşmaya, 1 Mayıs’a!" dedi.
• TKP Van İl Örgütü , Van merkezde yer alan ve arazisi il özel idaresince satışa çıkarılan Atatürk İlk Öğretim Okulu önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Atatürk İlk Öğretim Okulu arazisi Van İl Özel İdaresince ihale edilip yerine alışveriş merkezi yapılacak. Bu arazi satışı ise okulun fiilien kapanması anlamına gelecek.
• ÖDP Ankara İl Örgütü tarafından Kamu Hastaneleri Birliği Yasasına karşı Sağlık Bakanlığı önünde bir basın açıklaması yapıldı.
• Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Haziran ayında 10 bin, Ağustos'ta ise 30 bin olmak üzere, kamuya toplam 40 bin kadrolu öğretmen atanacağını açıkladı.
• YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan, Anayasa değişikliği paketine yönelik TBMM Başkanlığı'na sundukları çalışmalarının “hiçbir gerekçe gösterilmeden Meclis Başkanlığınca reddedildiğini” belirterek YARSAV'ın ifade özgürlüğünün engellenmeye çalışıldığını söyledi.
• Ankara 7. İdare Mahkemesi, emekli olup da sağlık güvencesinden faydalanamayanların lehine bir karar vererek, emeklilerin, emekli olduktan sonra aylık bağlanması için dolması gereken sürede de sağlık hizmetlerinden faydalanabilmelerinin yolunu açtı. Mahkemenin kararında, "bir kamu çalışanının 'emekli' olmasının sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için yeterli olduğu" ifade edilirken, emekliliğin, çalışanın kendi isteği, kadrosuzluk, yetersizlik, disiplinsizlik ya da yaş haddinden kaynaklanmasının önemli olmayacağı da vurgulandı. Astsubay olarak görev yaparken kendi isteği ile emekli olan davacı, kendisine ve bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerine sağlık karnesi verilmesi istemiyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na yaptığı başvurunun kabul edilmemesi üzerine, emeklilik için gereken süreyi doldurduğunu ve "sağlık gibi bir hayati önem taşıyan bir durumda ortada bırakılmayacağı"nı savunarak, Ankara 7. İdare Mahkemesi'nde dava açmıştı. Ankara 7. İdare Mahkemesi kararında, davacının 25 yıllık fiili hizmette bulunduğu ve bu sürenin emeklilik hakkı kazanmasında yeterli olduğu vurgulandı. Emekli Sandığı Kanunu'nun 205. maddesine göre çalışan veya emekli olanların 47 yaşını tamamlamadan emekli aylığı alamayacağı hususunun "emeklik statüsü"nde olunmasını etkileyemeyeceği vurgulanan kararda, "davacıya, 47 yaşını tamamlayana kadar emekli aylığı bağlanmayacak olmasının, davacının emeklilik hakkını kazanmadığı anlamına gelmediği" de vurgulandı. Kararda, bu durumun emeklilik hakkını elde edinceye kadar sağlık hizmetinden yararlanmış bir kamu görevlisi ve aile bireylerinin, sağlık gibi hayati bir önem taşıyan konuda, ortada bırakılmasını haklı kılacak herhangi bir neden olamayacağı da ifade edildi. Ayrıca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nın verdiği ret yanıtının, Anayasa'nın ikinci maddesinde öngörülen "Sosyal Hukuk Devleti" ilkesi ile de bağdaşmadığı savunuldu.
• DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Türk-İş Genel Sekreteri Pevrul Kavlak, Hak-İş Genel Sekreteri Mustafa Paçal, KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, Memur-Sen Genel Eğitim ve Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Kaytan, Kamu-Sen İstanbul Bölge Başkanı Hanefi Bostan'dan oluşan 1 Mayıs Düzenleme Kurulu, bugün toplanarak 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin bir dizi karar aldı. 1 Mayıs günü Taksim alanına Şişli-Mecidiyeköy, Şişhane ve Dolmabahçe güzergahlarından yürünecek. DİSK ve KESK'in Şişli-Mecidiyeköy güzergahından, Türk-İş ve Kamu-Sen'in Şişhane'den, Hak-İş ve Memur-Sen'in de Dolmabahçe'den yürüyeceğini bildirdi. Diğer siyasi partiler, kurumlar ve meslek örgütleri ise toplanma yerlerini kendileri belirleyerek bu üçten koldan birisine dahil olacaklar. Toplantı sonrası açıklamada bulunan Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, konfederasyonların saat 10.00'dan itibaren belirlenen noktalarda toplanacağını, saat 11.00'de yürüyüşün, saat 13.00'de de mitingin başlayacağını kaydetti. Büyükkucak, 3 koldan Taksim alanına yaklaşıldığında, Şişhane'den alana girecek olan işçilerin Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde, Şişli'den gelenlerin Harbiye'de TRT önünde, Dolmabahçe'den gelenlerin de Gümüşsuyu İTÜ önünde arama noktasından geçeceklerini belirtti. Büyükkucak, "Taksim alanında hiç emniyet mensubu olmayacak. Alanın güvenliği konfederasyonlar tarafından oluşturulan bin görevli tarafından sağlanacak. Görevliler tek tip 1 Mayıs logolu önlükler giyecekler. Konuşma kürsüsü akışın daha iyi sağlanması için emniyet birimleriyle varılan ortak mutabakat üzerine Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önüne kurulacak. Metro ve tünel kapalı olacak. Bu karar arama noktaları dışında sızmaları önlemek için alındı. Yürüyüş güzergahları tamamen trafiğe kapalı olacak" dedi. Büyükkucak, kutlama etkinliğinde sanatçı Timur Selçuk'un oluşturulacak sanatçılar korosuyla birlikte 1 Mayıs Marşı'nı okuyacağını, yine 1 Mayıs için hazırlanan ortak metnin de bir kadın bir erkek işçi tarafından okunacağını bildirdi. Büyükkucak, diğer konuşmacıların ve etkinliklerin netleştikten sonra basına duyurulacağını söyledi.
• DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Başbakan Erdoğan’ın “emek sömürüsü” sözüne tepki göstererek “Sayın Başbakanı şikayetçi olmak yerine, sorunları çözmeye davet ediyoruz” dedi.
• DİSK’in 1 Mayıs ile ilgili eylemi öncesinde yürüyüş yapan Genç Sen üyelerine ülkücüler saldırdı. Genç Sen MYK üyesi Onur Güler’in de bulunduğu iki kişi yaralandı.
• DİSK'ten yapılan bir açıklamada, 1 Mayıs 1977'de Taksim'de bulunanlar, 1 Mayıs 2010 günü "77'de Taksim'deydim'' pankartının altında toplanarak DİSK kortejine katılmaya davet edildi.
• Petrol-İş Sendikası ''23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'' dolayısıyla 8 bin çocuğa Aziz Nesin'in ''Uyusana Tosunum'' adlı öykü kitabını hediye etti.
• TEKEL işçilerinin haklı mücadelesini Bursa halkıyla paylaşmak ve onlara kitlesel bir destek sunmak amacıyla organize edilen “BİZ HAKLIYIZ BİZ KAZANACAĞIZ” adlı şenlik, 23 Nisan Cuma günü saat 19.30'da Yıldırım Ortabağlar Mahallesi Uğurlu Düğün Salonu'nda gerçekleşecek. TKP Genel Başkanı Erkan Baş'ın konuşmacı olduğu şenlikte Ali Ekber Eren ve Efkar Müzik Grubu ile Livane Kültür ve Sanat Merkezi Folklor Ekibi de sahne alacak.
• KESK Genel Başkanı Sami Evren, 1 Mayıs’ın Taksim’de emek örgütlerinin ortak çalışmasıyla kutlanacak olmasının anlamlı olduğunu belirterek, yüksek katılım beklediklerini söyledi.
• Fizyoterapistler, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kendilerini devre dışı bırakarak bu hizmeti uzman olmayan kişilerin vermesine olanak tanımasını protesto edecek.
• 12 Mart 1971 Muhtırası’ndan sonra kurulan TÖB-DER, 31 yıl aradan sonra tekrar alanlara çıkıyor. Darbe döneminde içeri alınarak ortalama 5 yıl hapis yatan TÖB-DER Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yalçınkaya, TÖB-DER Genel Sekreter Yardımcısı Seyfettin Bican ve Ankara Şube Başkanı Tahsin Doğan elbirliğiyle örgütü diriltmeye çalışıyor. 1980’de kapatıldığında ülkedeki toplam 360 bin öğretmenden 200 binini örgütleyen TÖB-DER’liler, sıkıyönetim döneminde el konan mallarını geri almak istiyor. Yalçınkaya şöyle konuştu: “Tüm parti gruplarını ziyaret ettik, hepsi sıcak yaklaştı. Hatta AKP, hepsinden sıcaktı. TÖB-DER’i hiç kapatılmamış gibi açacağız ve Genel Kurulumuzu yapacağız. Devlet nasıl karşılayacak, bilmiyoruz. Bir ay içerisinde basın açıklamasıyla ‘biz canlandık’ diyeceğiz. Valiliğe de bir dilekçeyle, ‘Biz TÖB-DER’iz, adresimiz şudur’ diyeceğiz. Sonra da kongremizi yapıp, yeni yönetimi belirleyeceğiz. Sonra tepkilere bakacağız. TÖB-DER’i fiilen açar açmaz, mal talebinde bulunacağız. Şu anda mallarını geri alamayan ve açılamayan tek dernek, kuruluş, örgüt, TÖB-DER. Mallarımızın rayiç bedelini bilmiyoruz. Bir de 30 yıldır yasal faizi var... Sonuçta 1980’den bu tarafa öğretmenlerin alınteri, göz nuru yani bizzat tuğla tuğla üstüne koyduğu, binalarının yapımında çalıştığı bütün malvarlığımızı devlet gasp etti." TÖB-DER’in mal varlığından bazıları şöyle: Burgazada’da bir Rum’un bağışladığı köşk (Şu anda öğretmenevi olarak kullanılıyor.) Bartın’da 3 katlı bina. (Öğretmenevi oldu.) Denizli’de Mustafa Gazalcı’nın amelelik yaparak inşa ettiği bina, (Turizm il müdürlüğü oldu) Artvin-Şavşat’ta bir bina. Bilecik’te bina, (Öğretmenevi olarak kullanılıyor.) Bursa-Yenişehir’deki bina. (Şimdi öğretmenevi olarak kullanılıyor.) Bursa-İnegöl’deki tarla. Çanakkale-Lapseki’deki arsa. Edirne-Meriç’teki bina, (Öğretmenevi olarak tahsis edildi.)Kayseri’de iki katlı bina... Kırklareli-Vize üç katlı avlulu bir ev...
• İşçi sınıfının birlik mücadele dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı sınıfsal özüne ve tarihsel anlamına uygun olarak kutlamak için bir araya gelen kurumlar tarafından oluşturulan Adana Devrimci 1 Mayıs Platformu 19 Nisan günü bir eylem gerçekleştirdi. İnönü Parkı’nda gerçekleştirilen eylemde 1 Mayıs’ın işçi sınıfının üzerinde artan baskılarla, işten çıkarmalarla, sendikasızlaştırmalarla, işçi ölümleriyle karşılandığı belirtilerek mücadele çağrısı yükseltildi. TEKEL işçilerinin direnişine değinilen açıklamada bu direnişe omuz vermenin, güvencesizleştirme, özelleştirme ve işten çıkarmalarla şekillenen emperyalist kapitalist politikalara karşı topyekun mücadeleyi yükseltmenin tüm işçi emekçilerin görevi olduğu vurgulandı. Açıklamanın devamında Taksim Meydanı üzerindeki tartışmalara değinilerek bu alanın yıllarca işçi emekçilere kapalı tutulduğu, ancak şimdi pazarlığa bağlanarak açıldığı ifade edildi. Bu pazarlıklarla devrimcilerin alana alınmaması ya da kontrol altında tutulmalarının hedeflendiği ifade edildi.
• İSKİ işçilerini İSKİ, BEDAŞ ve İGDAŞ bünyesinde çalışan enerji işçileri ziyaret etti.
• TMMOB Mimarlar Odası 42.Olağan Genel Kurulu, 16-17-18 Nisan tarihlerinde gerçekleştirildi. 16-17-18 Nisan tarihlerinde Ankara'da düzenlenen TMMOB Mimarlar Odası 42.Olağan Genel Kurulu, yeni dönem yönetim kurulu üyeleri ve ilgili organların seçilmesiyle tamamlandı. İki listenin aday olduğu seçimde, Eyüp Muhçu, Necip Mutlu, Can Diril, Ali Ekinci, Erkan Karakaya, Zafer Okuducu ve Nurdan Topoğraf 42. Dönem Mimarlar Odası Yönetim Kurulu asil üyeliklerine seçildiler. ODTÜ'de gerçekleşen genel kurula 900 delegenin % 79'u katılırken, tartışmalar süresince salonun boş olması önemli bir sorun olarak göze çarptı. Delegelerin % 86'sının oy kullanmış olması ise seçim odaklı katılımı kanıtlar biçimdeydi. Genel kurulu önceki senelerden farklı kılan ise ücretli & işsiz delegelerin verdikleri önergelerle genel kurulu takip etmeleri ve örgütlü bir biçimde hareket etmeleriydi. Geçmiş dönemde yapılan ve örgütün tarihinde ilk olan Kamuda ve Özel Sektörde Ücretli Çalışan Mimarlar Kurultayı, TMMOB Ücretli & İşsiz Mühendis, Mimar, Şehir Plancıları Kurultayı ile Mimarlar Odası bünyesindeki ilgili çalışma komisyonlarının ortaya çıkardığı bu sonuç, ücretli ve işsiz mimarlar açısından atılan adımların genel kuruldaki olumlu yansımasını oluşturdu. Ücretli ve işsiz mimarlar adına yapılan konuşmada, bu çalışmalarla ilgili her türlü sorumluluğun alınacağı ifade edildi. Öğrencilerle ilgili önerge ile TMMOB örgütlülüğündeki öğrenciyi yok sayan belirgin anlayış da belli açılardan kırılmış oldu. Genel kurul bildirisinin okunmasıyla gündemin bitirilmesi hedeflenirken, bildiri içerisinde "..Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm ayrımcılıklar karşısında..." cümlesinin geçmesi belirleyici bir tartışmaya sebep oldu. Bir delegenin "Kürt" kelimesinin gereksiz olduğunu ve kendisini rahatsız ettiğini belirtmesi, bunu gerekçelendirirken de sadece Kürt sorununun yaşanmıyor olduğunu ifade etmesi üzerine divan bildiriyi "Kürt" kelimesi çıkarılarak oylatmak istedi. Konuyla ilgili, bu coğrafyada Kürt ulusal sorununun temel bir gündem olduğu, TMMOB'nin her platformda bunu dillendirirken Mimarlar Odası’nın bu kelimeyi kullanma noktasında geri durmasının anlaşılmaz olduğu söylenerek itiraz edilmiş olsa da bu itiraz tartışmayı açan delegeden önce genel kurulun ilerici özneleri tarafından engellenmek istendi. Düşüncede farklılığın olmadığına inandıklarını söyleyen, kelimenin çıkarılabileceğini savunan konuşmacıların ardından tekrar söz alan öneri sahibi delege, bu kez ‘Kürt sorunu’ derken Kürtlerin sorun olarak algıladığını ve bundan rahatsız olduğunu söyleyerek kendini gerekçelendirmeye çalıştı. Kayıt altına alınan sözlerin ardından, delegenin Kürt illerinden geldiği için farklı düşünemeyeceğini savunanların bir kısmı, genel kurul sonrasında delegenin gerçek düşüncelerini anlarlarken, bu durum örgüt içerisindeki ilerici öznelerin belirgin hatası olarak kayıt altına alındı. Bildiri metni ise yapılan itiraza rağmen, bu tartışmaların sonucunda oy çokluğu ile onaylanmış oldu.
• Kartal İşçi Kültür Evi Derneği’ne 20 Nisan günü saat 03.00 sularında bir saldırı gerçekleştirildi.
• Taksim'de resim sergisi açan itfaiye işçileri, Topbaş'ın yalanlarına yanıt verdiler.
• Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Araştırma Servisi'nce hazırlanan "Mevzuat, Toplu Müzakere ve Yürürlük: OECD İstihdamın Katılığı Göstergelerinin Güncellenmesi" başlıklı raporda patronların bir an önce uygulanmasını istediği geçici istihdam biçimleri, özel istihdam büroları ve kıdem tazminatı hakkının gaspedilmesine kadar bir dizi saldırıyı gerekçelendiriyor. OECD ülkeleri arasında Türkiye'nin de “yükselen piyasa ekonomileri arasında en katı uygulamalara sahip” olarak tanımlandığı raporda Türkiye'nin, “kıdem ve ihbar tazminatından kaynaklanan katılıkları”ndan şikayet ediliyor.
• UPS Kargo'da sendikal örgütlenme çalışması yürüten TÜMTİS direniş başlattı.
• Çerkezköy'de yaşayan Romanlar yıkım kararı alan belediyeyi protesto ettiler.
• Dev Sağlık-İş ise 1 Mayıs hazırlıkları kapsamında, 22 Nisan günü “Güvenceli iş ve insanca yaşam” şiarıyla bir şenlik düzenleneyecek. Dev Sağlık-İş üyesi işçiler, sanatçıların da katılacağı şenlik için Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde buluşacak.
• Türk-İş'e bağlı Deri-İş Sendikası Tuzla Şubesi de 1 Mayıs'a yönelik hazırlıklarını hızlandırıyor. Tuzla Deri Organize Sanayi'nde çeşitli işyerlerinde çalışan üyelerini 1 Mayıs konusunda bilgilendiren Deri-İş, 1 Mayıs günü üretimden gelen gücünü kullanarak Taksim'de olacak. Deri-İş Tuzla Şubesi, önümüzdeki günlerde Deri Organize Sanayi Bölgesi'nde gerçekleştireceği bildiri dağıtımlarıyla 1 Mayıs çağrısını yükseltecek. Ayrıca Tuzla Aydınlı'da 1 Mayıs'a çağrı yapan kitlesel bir basın açıklaması yapacak.
• Belediye-İş, örgütlü olduğu belediyelerde toplantılar alarak işçilerin 1 Mayıs’a katılımını sağlamaya çalışıyor. Belediyelerdeki TİS sürecinin yarattığı hareketliliğin 1 Mayıs alanına taşınması hedefleniyor. Bununla beraber, direnişçi Esenyurt Belediyesi işçileri 1 Mayıs için anlamlı bir hazırlık içerisindeler. Esenyurt’ta ilerici ve devrimci kurumlarla beraber örgütlenecek çalışma çerçevesinde, direnişin Esenyurt’ta yarattığı etkinin 1 Mayıs’a aktarılması hedefleniyor. Anadolu Yakası'nda Kartal, Ataşehir ve Kadıköy belediyelerinde örgütlü olan Genel-İş Sendikası ise iş yerlerinde toplantılar almaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde de genel toplantılar alınacak. 27 Nisan'da Kadıköy, 28 Nisan'da Ataşehir, 29 Nisan'da ise Kartal'da, sendika üyesi işçilerle gerçekleştirilecek toplantılar ile 1 Mayıs'a yönelik hazırlıklara son şekil verilecek.
• Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bağlı sendikalarla toplantılar yaparak 1 Mayıs hazırlıklarını sürdürüyor. ‘77 1 Mayısı’nda Taksim'de bulunan yabancı konukları, sanatçıları, o gün yaşamını yitiren 36 kişinin yakınlarını bu seneki 1 Mayıs kutlamalarına davet eden DİSK, yanısıra uluslararası konfederasyonlardan konuklar da ağırlamayı planlıyor. Marmara Bölgesi'nin İstanbul’daki kutlamalara katılması yönünde çalışma yapıldığı bilgisi edinilirken, genel merkezden sendika şubelerine gönderilen yazılarla tüm alanlarda eylemlere katılma çağrısı yapılıyor. DİSK'in 1 Mayıs günü, KESK'e bağlı sendikalarla birlikte DİSK Genel Merkezi'nin bulunduğu Şişli'de toplanarak buradan Taksim Meydanı'na yürümesi bekleniyor.
• Taksim 1 Mayıs'ı üzerinden “sağduyu” çağrısı yapmakla yetinen Hak-İş İstanbul'daki şubeleriyle toplantı düzenledi.
• Kamu-Sen cephesinden 1 Mayıs ve 26 Mayıs genel eylemine ilişkin gözle görülür bir çalışma yürütülmediği öğrenilirken Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) cephesinden ise şimdilik yalnızca Genel Başkan Mustafa Kumlu'nun açıklamaları yansıyor. Kumlu’nun ilgili açıklamalarına paralel olarak, Taksim'deki kutlamalar konusunda bağlı sendikaların İstanbul'daki genel merkezleriyle toplantı yapan Türk-İş, Taksim'deki kutlamaya İstanbul dışından Trakya bölgesi ile Sakarya, Kocaeli, Bolu ve Düzce illerinden üyeleriyle katılmayı planlıyor. Türk-İş kortejinin 1 Mayıs saat 10.00'da Beşiktaş ve Gümüşsuyu istikametinde toplanarak saat 11.00'de yürüyüşe geçmesi ve Taksim Meydanı'na yürümesi bekleniyor.
• 1 Mayıs 2010'u İstanbul'da Taksim Meydanı'nda karşılayacak 6 konfederasyondan biri olan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), tertip komitesindeki hazırlıklarının yanısıra 26 Mayıs eylemine ilişkin çağrılar da yapıyor. İl gezileriyle birlikte, 4 konfederasyonun (DİSK, KESK, Türk-İş ve Kamu Sen) aldığı 26 Mayıs genel eylemine hazırlanan KESK'e bağlı sendikalar, örgütlü oldukları iş kollarıyla ilgili çalışmalarını da sürdürüyor.
• Saraybahçe Halkevi tarafından kurulan dayanışma çadırı ve stantta, "Güvenceli iş, insanca yaşam" kampanyası başlatıldı. İnsan Hakları Parkı’nda kurulan dayanışma çadırında, tek ve kitlesel 1 Mayıs kutlaması gereği üzerinde durularak, 32 yıl sonra kutlamalara açılan Taksim alanına güç yığılması gereği vurgulandı. Halkevi başkanı Galip Dönmez, Dönmez, "Halkevleri olarak, halkın hakları programında yer alan her talebin anayasa maddeleri haline gelmesini istiyoruz. Her konuta 18 ton suyun, 230 kilovatsaat elektriğin, 140 metreküp doğalgazın parasız verilmesini, özelleştirilen kurumların geriye alınmasını istiyoruz" dedi. Dayanışma çadırının kurulması ve basın açıklamasında, işçi ve memur sendikaları konfederasyonlarının 26 Mayıs’taki genel grev çağrısını örgütlemek üzere kentte bulunan KESK MYK Üyesi Hüseyin Gölpınar, SES MYK Üyesi Ümit Doğan, Yapı Yol-Sen MYK Üyesi Gültekin Narinli ve Tüm Bel-Sen MYK üyesi Güler Elveren, TKP İl Başkanı Barbaros Tantan, ÖDP İl Başkanı Sedat Şeyhoğlu, eski CHP Milletvekili Bekir Yudagül, kamu emekçileri sendikalarının yönetici ve üyeleri yer aldı. Katılımcılar, "1 Mayıs’ta 1 Mayıs alanındayız" ve "Yaşasın 1 Mayıs" sloganları attı.
• Türkiye Komünist Partisi tarafından yapılan açıklamada "İşçi sınıfının nabzı Taksim'de atacak!" denilerek, Türkiye’nin bütün illerinden işçiler, emekçiler, aydınlar ve gençler Taksim’de kutlanacak 1 Mayıs’a çağrıldı.
• Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Vedat Akgiray’ın, Boğaziçi Üniversitesi’nin bir an önce özelleştirilmesi gerektiği yönündeki sözleri büyük tepki uyandırırken, üniversitenin Eğitim Sen İşyeri Temsilciliği “Kamu Hizmetleri ve Özelleştirme” başlıklı bir söyleşi düzenledi. Söyleşiye Prof. Dr. İzzettin Önder ve Prof. Dr. Rıfat Okçabol konuşmacı olarak katıldı.
• Aydın'da YCİB tarafından düzenlenen "Tek'el'den 1 Mayıs'a" başlıklı etkinlikte TEKEL direnişinin yarattığı meşruiyetin, işçi sınıfının tavrı olarak 1 Mayıs'a taşınması gerektiği vurgulandı.
• “Geçmiş emeğimize ve geleceğimize sahip çıkıyoruz” diyen DİSK Emekli-Sen üyeleri Gebze'de yapılan bölge mitinginde taleplerini dile getirdi. Emeklilerin toplu sözleşmeli sendika hakları için mücadelelerini sürdüreceklerini belirten DİSK Emekli Sen'lilere Gebze Gençlik Muhalefeti, Özgürlük ve Dayanışma Partisi Gebze Örgütü, EMEP ve ESP de destek verdi. Bölge Mitingine Sakarya, Düzce, Kırklareli, Kocaeli, Bursa, İstanbul Kadıköy, Beyoğlu, ve Aksaray Şubelerinden gelen emeklilerin katılımı ve mitingin organizasyonu dikkat çekiciydi.Mitingde DİSK Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Baysülen de bir konuşma yaptı.
• 2. Kayseri İşçi Kurultayı 18 Nisan günü çeşitli sektörlerden işçilerin katılımıyla toplandı.
• Gebze BDSP, yaklaşan 1 Mayıs öncesinde bölgedeki öncü işçilerin katılımıyla toplantı gerçekleştirdi.
• Devrimci 1 Mayıs Platformu bileşenleri 18 Nisan akşamı Gazi Mahallesi'nde yürüyüş gerçekleştirdi.
• Mersin’de Azadiya Welat gazetesi çalışanı Ali Bilen, dün kaçırılarak darp edildi.
• Balıkesir Burhaniye'de, Devrimci Genç Sen'liler 1 Mayıs pikniği gerçekleştirdi.
• Devrimci 1 Mayıs Platformu bileşenleri, 18 Nisan günü Sarıgazi'de bir etkinlik gerçekleştirdi.
• Boğaziçi Üniversitesi’nde Eğitim Sen tarafından yapılacak etkinlikte kamu hizmetleri ve özelleştirmeler tartışılacak. Eğitim Sen Boğaziçi Üniversitesi İşyeri Temsilciliği tarafından 1 Mayıs Taksim buluşması öncesinde Salı günü düzenlenecek etkinlikte, “Kamu Hizmetleri ve Özelleştirme” başlığı ele alınacak. Söyleşiye Prof. Dr. İzzettin Önder ve Prof. Dr. Rıfat Okçabol konuşmacı olarak katılacak.
• Mersin Limanı'ndaki MOP adlı şirkette örgütlü olan TÜMTİS üyesi işçiler, toplu sözleşme hakkı için eylem yaptılar. MOP, MLH, AKANSEL gibi birçok firmanın faaliyet gösterdiği Mersin Limanı, ana firma olan MIP tarafından işçilerin bölünmesi ve örgütlenme sürecinin engellenmesi doğrultusunda yeniden planlandı ve düzenlendi. Bu firmaların bazılarında Liman-İş, bazılarında ise TÜMTİS sendikaları örgütlendi. MOP’ta örgütlenme faaliyeti yürüten TÜMTİS ise, işçilerin toplu sözleşme hakkı için eylem yaptı. Limanda çalışan birçok işçinin de destek verdiği eylemde, “Kavga bitmedi, daha da sürecek” “MIP şaşırma, sabrımızı taşırma” “Zafer direnen emekçi olacak” sloganları öne çıkanlar arasındaydı. Liman içinden sloganlar atarak kapıya kadar yürüyen işçiler, burada basın açıklaması yaparak eylemlerine devam edeceklerini ilan ettiler. Yurtsever Cephe İşçi Birliği ortak düşmanın MIP olduğunu vurgulayan slogan ve dövizleriyle eyleme destek verdi.
• Arızlı’daki Irak Kızılayı konutlarında sürekli barınma hakkının verilmesi için bir yılı aşkın süredir mücadele eden, bu sırada polis saldırısıyla karşılaşmanın yanı sıra gözaltına alınan ve haklarında onlarca dava açılan depremzedeler, sorunun çözümü için muhatap kabul ettikleri AKP’nin il yöneticilerine bir kez daha seslenmek için, il binasına kadar yürüyüş yaptı. "Barınma hakkı istiyoruz" ana pankartının arkasında, barınma hakkının yanı sıra konutlara yerleştirilen bürokratların çıkarılması istemini de içeren dövizler taşıyarak AKP il binasına kadar yürüyen depremzedeler, "Bürokrata değil, depremzedeye hibe’’, "Depremzedeyi öldür ki, bürokrat yaşasın’’, "Zam zulüm işkence, işte AKP’’, "AKP, konutlardan elini çek’’, "Arızlı’da polis baskısına son" ve "Vali uyuma sabrımızı taşırma" sloganları da attı.
• Avrupa'daki gazeteci sendikalarının üyesi olduğu Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Genel Kurulu, TGS'nin ev sahipliğinde İstanbul'da toplandı. Üç yılda bir yapılan ve bu yıl ''Sendikal Bakışlar: Avrupa'da Gazetecilik ve Basın Özgürlüğü'' temasıyla toplanan genel kurulun açılışında konuşan TGS Genel Başkanı İpekçi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türkiye aleyhine verdiği birçok kararda ''İfade özgürlüğü demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden ve toplumun ilerlemesi ve her bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinin 2. paragrafı uyarınca bu kabul gören, zararsız veya kayıtsızlık içeren 'bilgiler' ve 'fikirler' için değil, aynı zamanda sarsıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir. Bunlar 'demokratik toplumun' olmazsa olmaz çok seslilik, tolerans ve hoşgörünün gerekleridir'' ifadelerine yer verildiğini anımsattı.
• DİSK-AR'ın araştırmasına göre, SGK kapsamındaki zorunlu sigortalı sayısı 11 milyon 255 bin kişi olurken, TÜİK'in 15 Nisan 2010'da açıkladığı ücretli sayısı ise 12 milyon 825 bin kişi. SGK istatistikleri ile TÜİK'in açıkladığı hanehalkı işgücü anketi arasında 1.5 milyon kişilik bir fark olduğu tespit edilen araştırmada, TÜİK verilerinde yüzde 15'lik bir kayıp olduğu, bu oranın işsizlik rakamlarına yansıtıldığında resmi işsiz sayısının 4 milyon 145 bine, geniş tanımlı işsiz sayısının ise 6 milyon 740 bine ulaştığı iddia edildi. 3 milyon 76 bin kişi kayıt dışı
• Aksaray Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nde geçici işçi olarak çalışan Ömer G., sözleşmenin bitmesi nedeniyle 6 ay önce işten ayrıldı. Bir süre iş arayan ancak bulamayan Ömer G., 3 ay önce çalışmak için İzmir’e gitti. Ömer G., işsizlik nedeniyle bunalıma girdi. Eşiyle bir süre sohbet etti. Evinin balkonuna çıktı. Sonrada demir parmaklıklara bağladığı iple intihar etti.
• Türkiye Enerji Su ve Gaz İşçileri Sendikası (Tes-İş) Antalya Şubesi'nin 9. Olağan Genel Kurulu'na katılan Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu 1 Mayıs ve Taksim üzerine çeşitli açıklamalarda bulundu. Taksim Meydanı için yıllardan beri emek örgütlerinin ısrarcı olduğunu ifade eden Kumlu, başbakan başta olmak üzere "bu iznin verilmesine katkıda bulunan herkese" teşekkür etti.
• Trabzon’un Of ilçesinde yapılan mitingde Karadenizliler, çaylarına ve sularına sahip çıkacaklarını ilan ettiler. Bir süredir hazırlıkları yürütülen “Çayına Suyuna Sahip Çık” mitingi Of'ta binlerce emekçinin katılımıyla gerçekleşti. Çiftçi-Sen, Çay-Sen, Fındık-Sen, KESK, CHP, ÖDP, TKP, Halkevleri ve KTÜ Öğrenci Kolektifi ve Derelerin Kardeşliği Platformu’nun destek verdigi mitingde 'Çayda sömürüye son', 'Sözleşmeli köleliğe hayır', 'Konsey yasanı al başına çal', 'Enerji değil,hayat lazım' dövizleri dikkat çekerken 'AKP şaşırma sabrımızı taşırma', 'HES'ler yıkılsın, çay kanunu altında kalsın', 'Çayına suyuna onuruna sahip çık' 'özelleştirmelere hayır', 'Çaykur halkındır sattırmayız' sloganları atıldı.
• Serbest muhasebeciler ve yeminli mali müşavirlerin meslek birliği TÜRMOB’a bağlı meslek odalarında Mayıs ayı içinde seçimler yapılacak. İstanbul’da seçime katılacak olan Demokratik Platform, seçim bildirisinde “ekonomide ve meslekte tekelleşmeye hayır” sloganını öne çıkardı. İSMMMO’da yaklaşan seçimlerde yönetime talip olacağını açıklayan Demokratik Platform, ekonomik kriz ve tekelleşmeyle birlikte meslektaşlarının bürolarını kapatmak zorunda kaldıklarına işaret etti. Grup, Maliye Bakanlığı’nın getirdiği düzenlemeler sonucu artan iş yükünün de mali müşavir ve muhasebecilerin iş yükünü artırdığını vurguladı. Serbest muhasebeci ve mali müşavirlerin sorunlarının artmasını kaçınılmaz kılanın uygulanan sosyo-ekonomik politikalar olduğunu bildiren Demokratik Platform mesleki sorunlarının ülke sorunlarından bağımsız olmadığını kaydetti. Seçim bildirisinde şu görüşlere yer verildi: “TEKEL işçilerini 4-C uygulamasıyla işsiz bırakan veya açlık sınırında ücretlere mahkum eden kapitalist ideolojik siyasi irade ile biz muhasebecileri işsiz bırakan veya sorunlarla karşı karşıya bırakan irade aynıdır. Bu nedenle, yüzümüzü emekçilerden yana dönerek, toplum ve bilgi için muhasebe yapma anlayışıyla hareket ederek güçlerimizi birleştirmemiz zorunludur.”
• Kayseri 2. İşçi Kurultayı 18 Nisan Pazar günü Kayseri İşçi Kültür Evi'nde toplanıyor.
• Mersin Limanı’nda MIP firmasının taşeronu olarak iş yapan MLH şirketinde Liman-İş Sendikası'nda örgütlendikleri için işten atılan işçilerin mücadeleleri sürüyor. Yaklaşık 120 işçinin çalıştığı MHL’de işçilerin % 95’i sendikaya üye durumda. MLH patronu Tahir Çetin işçilere gözdağı vermek için 6 işçiyi işten çıkartmıştı. İşten atma saldırısının yanısıra içerideki işçilere de sürekli baskı uygulanıyor. Performans düşüklüğü bahanesiyle işçiler hakkında tutanaklar tutuluyor, istifa baskısı yapılan işçiler kendi işleri olmayan rıhtım temizliği, hammallık gibi işlere veriliyor.
• Türk-İş’e bağlı sendikaların İzmir şube başkanları, yöneticileri ve temsilcileri, 16 Nisan günü gerçekleştirilen toplantıda bir araya geldi. Türk-İş’e bağlı ilerici sendika şubelerinin çabaları sonucu gerçekleştirilen toplantıda 1 Mayıs ve 26 Mayıs çağrıları öne çıktı. Tez-Koop-İş, TEKSİF, TÜMTİS, Demiryol-İş, Petrol-İş, Haber-İş, Harb-İş, Tek Gıda İş, Deri-İş ve Türk-İş'e bağlı çeşitli sendikaların katıldığı toplantıda ağırlıklı olarak sendika yönetici ve başkanları söz aldı. Temsilcilerin katılımı ise hayli sınırlıydı. TARİŞ işçilerinin de yer aldığı etkinlikte bir TARİŞ direnişçisi söz alarak direnişe dair düşüncelerini aktardı. Yapılan konuşmaların ardından temsilciler kurulu sonuç bildirgesi hazırlanarak katılımcılara okundu. Sonuç bildirgesinde krizin yarattığı yıkımı ve yaşanan saldırılara karşı kamu yatırımının teşvik edilmesi ve sosyal devletin hakim kılınması istendi. Asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek hale getirilmesi, özelleştirmelerin durdurulması, İşsizlik Sigortası Fonu'na ulaşımın kolaylaştırılması, miktar ve sürenin uzatılması istendi. Güvencesiz, kuralsız çalışmanın, taşeronlaştırmanın, 4/B, 4/C ve sözleşmeli personel uygulamaları ile esnek çalışmanın sona ermesi talep edildi. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerine değinilirken sağlıktaki katkı paylarının kaldırılması gerektiği belirtildi. Kıdem tazminatının gaspı ve çalışanların örgütlenmelerinin önündeki engellerin kaldırılması da bildirgede yer aldı. Temsilciler toplantısında 1 Mayıs ve 26 Mayıs gündemleri işlenmesine rağmen hazırlık anlamında somut planlamalar yapılmadı. Komite kurma önerileri ise onaylanmasına rağmen önerilerin hayata geçirilmesi için adım atılmadığı görüldü. Ancak tüm eksik ve yetersizliklerine rağmen temsilciler toplantısı, Türk-İş’in bildik geçiştirmeci tutumuna karşın 1 Mayıs’ı gündeme getiren anlamlı bir çalışma olarak yerini aldı.
• TARİŞ işçileri tazminatları ile ilgili taahhütnamelerini imzalamak için TARİŞ fabrikası önünde buluştu. Direnişte yer almadığı için tazminatlarını alamayan işçilerle de direnişçiler arasında yer yer tartışmalar yaşandı. İşçiler tazminatlarını almaya hazırlanırken patron da boş durmayarak hızla fabrikanın tasfiyesine girişti. Direnişin sona ermesinin ertesi günü makinalar sökülerek taşınmaya başlandı. Fabrikanın 400 dönümlük arsasının da yabancı bir şirkete satıldığı söyleniyor.
• BMİS, Mahle Mopisan’da sendikalaşan işçiler ve IG Metall temsilcilerinin katıldığı bir toplantı düzenledi. Toplantıda ilk sözü BMİS Genel Örg ütlenme Sekreteri Özkan Atar alarak kısa bir konuşma yaptı. Atar konuşmasında sendikal örgütlenmeye yönelik saldırıları dile getirdi ve çözüm konusunda patronun adım atmasını istedi. Söz alan IG Metall temsilcisi ise herkesin sendika seçme özgürlüğü olduğunu, kimsenin bu konuda baskı yapma hakkı olmadığını belirtti. Yaşanılan sorunların görüşmelerle çözülebileceğini belirten konuşmacı, sosyal ve hukuki olarak sendikal örgütlenmelerin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Toplantıda söz alan işçiler ise sürekli baskı altında olduklarını, sürekli tehditlere maruz kaldıklarını, mesaiye kalmaya zorlandıklarını, zam alamadıklarını belirttiler. Yaklaşık 75 işçinin katıldığı toplantının ardından aynı tartışmaları diğer vardiyalara da aktarmak için fabrikaya doğru hareket edildi.
• İzmir Emek ve Mücadele Platformu 17 Nisan Cumartesi günü Kemeraltı'nda gerçekleştirdiği basın açıklaması ile kuruluşunu ilan etti ve emeğin baharını örgütleme çağrısı yaptı. Açıklamada tüm işçi ve emekçiler; sendikalar, kitle örgütleri, sol partiler ve devrimci güçler birlikte mücadeleyi yükseltmeye çağrıldı.
• 11 yıl önce, Sosyalist İktidar Partisi (SİP) seçim konvoyuna faşistler tarafından yapılan saldırı sonucu yaşamını yitiren tekstil işçisi Hüseyin Duman ailesi, arkadaşları ve Türkiye Komünist Partili yoldaşları tarafından 17 Nisan'da Yenibosna'daki mezarı başında anıldı. TKP Genel Başkanı Erkan Baş anma töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Hüseyin Duman'ı yitireli 11 yıl geçti ve partimizin genç kuşaklarının kendisiyle kişisel olarak tanışma fırsatı olmadı fakat kollektif aklımız Hüseyin Duman yoldaşımızı her bir yoldaşımıza tekrar tekrar tanıtmak zorunda. Partimize yeni katılan TEKEL işçileri, üniversiteli yoldaşlarımız hepimiz Hüseyin Duman kadar cesur ve devrimci olmak zorundayız... Hepimiz şu anda elimizde taşıdığımız bayrağın Hüseyin'in uğruna düştüğü bayrak olduğunu unutmamalıyız. Hüseyin geleneğimizin de önemli bir parçasıdır. Hepimiz kavga anı geldiğinde en öne atıldığımız için, gerektiğinde dövüşe dövüşe ölmeyi bildiğimiz için bu bayrak yükselmeye devam ediyor. Hüseyin'in huzurunda bir daha herkesi faşist katillerden, ülkemizi cehenneme çeviren patron sınıfından hesap sormaya çağırıyoruz. Mutlaka hesap soracağız ve onlara indireceğimiz yumruklarımızın üzerinde Hüseyin Duman adı yazılı olacaktır."
• Diyarbakır'da tuğla işçileri çalışma koşullarına karşı çalıştıkları fabrikalarda grev başlattılar. Tuğla işçileri zam, sigorta, servis ve yemek hakkı talepleriyle greve başladı. Bir fabrikada başlayan grev iki gün içinde Diyarbakır'daki tüm fabrikalara yayıldı. Grevin başlamasının ardından Bağıvar Jandarma Karakolu Komutanı'nın hakemliğinde İnci, Gap, Topraksan, Bloksan, Çağdaş, Eba, Saran, Kilisan patronlarıyla bir araya gelen 5 işçi temsilcisi işçilerin zam ve diğer taleplerini patronlara iletti. İşçiler 3 yıllık kayıplarını karşılayacak bir zam almadan işe başlamayacaklarını patronlara bildirdiler. Greve çıkan işçiler, patronların talepleri kabul etmediği durumda 19 Nisan Pazartesi günü Diyarbakır Valiliği'ne yürüyeceklerini açıkladılar.
• Yurtsever Cephe İşçi Birliği (YCİB), bir basın açıklaması yayınlayarak, sendikalı, sendikasız, işçi, memur, işsiz tüm emekçileri aileleriyle birlikte İstanbul'da Taksim'de kutlanacak 1 Mayıs mitingine katılmaya çağırdı.
• Eğitim-Sen’in “Kamusal Eğitim, Kadrolu Çalışma, Demokratik Yaşam” başlıklı mitingi için Urfa ve İstanbul’dan yürüyüş başlatarak Ankara’da buluşan 10 binden fazla eğitimci, Kızılay'da bir miting düzenleyerek güvenceli çalışma, parasız eğitim hizmeti, anadilde eğitim ve demokratikleşme taleplerini ilan etti.
• İzmir Selçuk Eğitim-Sen Şubesinin eski temsilcilerinden Aysel Kılıç kendisine haksız yere verilen cezalara karşı mücadele verirken, sürgün ceza kararlarını iptal ettirdi.
• Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-Sen) ve Çay Üreticileri Sendikası’nın (Çay-Sen) çağrısı ile 17 Nisan'da Trabzon’un Of İlçesinde, “Çayına suyuna sahip çık!” mitingi yapılacak. Saat 12.00’de Atatürk Bulvarı’nda yapılacak olan miting, Karadeniz Bölgesi’ni doğrudan ilgilendiren, çayda şirketlerin söz sahibi olmasını sağlayacak olan ‘Çay Kanunu Tasarısı’nı hedef alıyor. Çiftçi – Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu, “ÇAYKUR fabrikalarına sahip olanlar Doğu Karadeniz’e sahip olurlar” diyor. Rize Ticaret Borsası ve Ulusal Çay Konseyi’nin birlikte hazırladığı “Çay Kanunu Tasarısı”, ÇAYKUR’u devreden çıkaracak ve çay fiyatları borsada belirlenecek. Şirketlerin çiftçilere peşin değil, satış oranında taksitle ödeme yapması kolaylığı sağlayan tasarı, sözleşmeli üretimi getirirken sözleşmesi olmayan çiftçiler ürünlerini satamayacak. Söz konusu sözleşmeler tek tip olup, Çiftçi Sendikaları sözleşmelerde taraf olamayacak ve çay şirketleri bu tek tip sözleşmelerle çayın fiyatını, hangi dönemlerde alınacağını belirleyecek. Fiyatlar kurulacak Çay İhtisas Borsası tarafından belirlenirken, çaya ilişkin politikalarda Hükümet devre dışı kalacak. Çiftçi-Sen Genel Başkanı Abdullah Aysu, ÇAYKUR’un özelleştirilmesinden ziyade, diğer kamu kurumları gibi işlevsiz hale getirilmeye çalışıldığını söylüyor. Aysu’ya göre ÇAYKUR’a biçilen misyon, çayı alması, kurutması, işlemesi ve borsaya vermesi, ancak son kullanıcıyla buluşturma ve paketlemede yer almaması. Ayrıca, eğer ÇAYKUR paketleme yapmak isterse, diğer şirketler gibi piyasadan satın almalı, kısacası amaç; kullanıcıya ulaşma sürecinde ÇAYKUR’u tamamen devre dışı bırakmak. ÇAYKUR’un üretici ile tüketici arasında bağ kurup piyasayı regüle ettiğini belirten Aysu, “Bunun yerine piyasayı regüle etme işlevi şirketlere kalacak. Lipton, Coca Cola, Ülker gibi firmalar böyle bir fırsat kolluyorlar. Sözleşmeli üreticiliği mecburi kılan bir kanun maddemiz var. Çay üreticileri herhangi bir şirketle anlaşma imzalamadan çay üretimi yapamayacak. Baktığınızda bu sözleşmeler tek tip olacak” diye konuştu. “Çayına suyuna sahip çık!” mitinginin su ile ilgili kısmı ise kurulacak olan Hidro Elektrik Santralleri hedef alıyor. Mitingin çağrı metninde, santrallerle şirketlerin sulara sahip olacağı ve derelerin zarar göreceği vurgulanıyor.
• Eğitimciler kamusal eğitim, kadrolu çalışma ve demokratik bir yaşam için Ankara yürüyüşünde Eskişehir’den geçti. İstanbul’dan 17 Nisan mitingi için Ankara’ya yola çıkan eğitim emekçileri akşam saatlerinde Eskişehir’de bir eylem yaptı. Eylem İstanbul’dan gelen eğitim emekçilerinin, Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü önünde toplanan Eğitim-Sen Eskişehir Şubesi, Halkevleri, ÖDP ve TKP tarafından karşılanmasıyla başladı. Burada oluşturulan kortejle Hamamyolu Caddesine bir yürüyüş yapıldı. Yürüyüşün sonunda bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını Eğitim-Sen Yönetim Kurulu Üyesi Gülçin İsbert okudu. Basın açıklamasında özellikle hükümetin anayasa değişikliği paketine değinen İsbert, eğitim ve bilim emekçilerinin taleplerinin görmezden gelindiğini belirtti. Yıllardır uygulanan politikalar sonucunda eğitimin bir gelir kapısı olarak görüldüğünü ve giderlerinin de halkın sırtına yüklendiğini kaydeden İsbert, tüm öğrencileri, velileri ve yaşananlardan rahatsızlık duyan tüm kesimleri mücadele etmeye çağırdı. İsbert, “Eğitim- Sen olarak, Türkiye’nin bütün sorunları gibi giderek derinleşen eğitim sorunlarına dikkat çekmek, eğitimde ve diğer alanlarda yaşanan ticarileşme ve özelleştirme uygulamalarına son verilmesi için, herkese eşit, parasız ve nitelikli eğitim hakkı için, grev ve toplu sözleşme hakkımızı kullanabilmek için Ankara’ya yürüyoruz” dedi.
• Çemen Tekstil’de 74 günlük grevin ardından varılan anlaşmanın ardından işçiler geçtiğimiz günlerde işbaşı yaparken, patronun oyunları sürüyor. Çemen Tekstil patronunun sendikasız işçileri kendi eliyle Hak-İş'e bağlı Öziplik-İş Sendikası'na üye yaptığı haberlerini alan işçiler duruma tepki gösteriyor.
• İtfaiye işçileri 19 Nisan ve 25 Nisan tarihleri arasında Taksim Gezi Parkı’nda fotoğraf sergisi açacak.
• 14 Nisan günü İstanbul ve Urfa üzerinden yola çıkan eğitim emekçilerinin yürüyüşü devam ediyor. İstanbul yürüyüş kolu 15 Nisan’da Bursa’ya ulaştı. 15 Nisan Perşembe günü Bursa Kent Meydanı’nda saat 18.30’da Eğitim-Sen Bursa Şubesi tarafından “Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”, “Direne direne kazanacağız!” sloganlarıyla karşılanan İstanbul yürüyüş kolu, buradan Fomara Meydanı’na doğru yürüyüşe geçmek isteyince polis barikatıyla karşılaştı. Yolun trafiğe kapatılacağı gerekçesiyle yürüyüşe izin vermeyen kolluk güçleriyle yarım saat süren tartışma ve kitlenin “Emekçiye değil çetelere barikat!”, “Baskılar bizi yıldıramaz!” sloganlarıyla polis barikatına yüklenmesi sonucu yürüyüşe izin verildi. “Kamusal eğitim, kadrolu çalışma, demokratik yaşam için yürüyoruz / Eğitim Sen” pankartı arkasında “Direne direne kazanacağız!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”sloganlarıyla yürüyüşe geçen yaklaşık 300 kişi, çift şeritli olan Seyreküstü Caddesi’nin tek şerit yolunu trafiğe kapatarak Fomara Meydanı’na geldi. “Eğitimciler yürüyor genel grev geliyor!”, “Eğitim haktır satılamaz!”, “Okullar halkındır satılamaz!”, “Sözleşmeli köle olmayacağız!”, “Parasız eğitim, parasız sağlık!”, “Parasız, bilimsel, anadilde eğitim!”, “Hak verilmez alınır, zafer sokakta kazanılır!”, “İşçi memur ele ele genel greve!” sloganlarının atıldığı eyleme, Bursa KESK Şubeler Platformu, DİSK, Türtk-İş üyesi işçi- emekçiler ile sendika başkanları, Bursa AYÖP ve ilerici devrimci kurumlar da destek verdi. Yürüyüşün Urfa kolunda da eğitim ve bilim emekçileri engellemelerle karşılaştı. Karaman Valisi, Eğitim-Sen’lilerin kente girişini yasakladı. Kentte “vatandaş hassasiyeti” olduğu ve ortamın gerileceği iddia edilirken eylemin de yasadışı olduğu söylendi. Vali, Eğitim Sen'lilere kente girmemeleri yönlü tehditler savururten Eğitim-Sen’in Karaman’daki şube binasını da polis ablukasına alındı. Eğitim ve bilim emekçileri tüm tehditlere rağmen kente girmekte kararlı olduklarını belirtiyorlar.
• Samatya Hastanesi işçilerinin mücadelesinin yanında olan SES, İstanbul Valiliği’ni göreve çağırdı.
• TÜİK tarafından açıklanan resmi işsizlik oranı, yıllık bazda bir puan düşük geldi ancak bir ay öncesine göreyse bir puan yükseldi. İşgücüne katılımda kırda 187 bin kişilik, kentlerde ise 102 bin kişilik bir azalma olması sonucu istihdam sadece bir ay içinde yaklaşık 300 bin kişilik bir gerileme gösterdi. Ağustos ayından beri yüzde 13 düzeyinde seyreden işsizlik oranı yeni yılda bu seviyenin üzerine çıktı. İşsizlik oranı 2010 yılı ocak ayında bir önceki aya göre 1 puan artışla yüzde 14.5 oldu. İşsizlik oranlarının tırmanışını sürdürerek 3 milyon 591 bin kişiye ulaştığı ocak ayında, 476 bin kişi işsiz kaldı. Baz etkisi nedeniyle geçen yıla göre işsizlik rakamlarında 1 puanlık gerileme görülse de, işsizlik oranı yüzde 14.5’le nisan ayından sonraki en yüksek seviyesine ulaşmış oldu. Türkiye genelinde işsiz sayısı ocakta bir önceki aya göre 230 bin kişi arttı. Mevcut işsizlerin yüzde 13.3’ünü (476 bin kişi) bu dönemde işten ayrılanlar oluşturdu. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 25.9 olarak gerçekleşti.
• ÖDP’li Kadınlar, son dönemdeki kadın ölümleriyle ilgili bir açıklama yaptılar. “Ekonomik şiddete, erkek şiddetine, devlet şiddetine son” başlıklı açıklamada “13 Nisan 2010 günü Yalova’da bir tekstil fabrikasına işçi taşıyan servis minibüsünün devrilmesi sonucu 5 kadın işçi hayatını kaybetti. Kaybettiğimiz beş kadın işçi, kadın cinayetlerinde kaybettiğimiz ilk kadınlar değil. Bursa Özay Tekstil’de yanarak ölen 7 kadın işçi, Urfa Ceylanpınar’da boğularak ölen mevsimlik işçileri, İstanbul İkitelli’ de bir kamyonetin kasasında boğularak ölen 8 kadın işçi veya her gün cinayete kurban giden Güldünya, Medine ,Merve, Dilek ve adlarını sayamadığımız onlarca kadın” denildi. Erkek egemen kapitalist sistemin kadınlar üzerinde baskı ve şiddetini her geçen gün arttırmakta olduğunun belirtildiği açıklamada “Kadınlar bir tarafta neoliberal politikaların getirdiği özelleştirme, taşeronlaştırma uygulamalarının, esnek ve güvencesiz çalışma koşullarının kurbanları haline dönüşürken, işsizlik ve yoksulluk nedeniyle hiçbir güvencesi olmayan, bol mesaili, düşük ücretli işlerde, her an atılma korkusuyla yaşamları pahasına çalışmaya itilirken, diğer taraftan eşleri, babaları yada tanıdık erkekler tarafından namus gibi nedenlerle her gün katlediliyorlar” ifadelerine yer verildi.
• 11 yıl önce, Sosyalist İktidar Partisi (SİP) seçim konvoyuna faşistler tarafından yapılan saldırı sonucu yaşamını yitiren tekstil işçisi Hüseyin Duman ailesi, arkadaşları ve Türkiye Komünist Partili yoldaşları tarafından mezarı başında anılıyor.
• ÖDP Yenimahalle İlçe Örgütü, uzun süredir sürdürdüğü Ulaşım Zamlarına karşı faaliyetin bir parçası olarak bugün "Ulaşım Zamları Geri Alınsın! Ringler Ücretsiz Olsun!" başlığıyla Batıkent'ten Tandoğan'da bulunan Büyükşehir Belediye binası önüne kadar bisikletli bir eylem gerçekleştirdi.
• Halkevleri bir açıklama yaparak, "AKP’nin kulu, sermayenin kölesi olmayacağız! İnsanca Yaşam, Güvenceli İş için yürüyoruz!" başlıklı bir açıklama yaparak 18 Nisan'da 1 Mayıs yürüyüşü başlatacaklarını duyurdu.
• Manisa Salihli’de 30 Ocak’ta TKP Salihli İlçe Örgütü’nün, TEKEL işçileriyle dayanışmak için parti binasına astığı “TEKEL halkındır AKP satılmıştır” ibareli pankart ikinci kez aklandı.
• TEKEL işçilerinin 4-C statüsüne alınmasına karşı açılan dava halen Danıştay’da görülüyor. Davanın avukatlığını yürüten Av. Gökhan Candoğan "4-C statüsünün iptali isteminde bulunmadık. Anayasaya aykırılık iddiasında da bulunmadık. Çünkü aslında tam da, 4-C statüsünün özelleştirme mağdurları ile bağdaştırılacak hiçbir tarafı olmadığından hareket ettik. 4-C, istisnai bazı durumlar için çıkarılmış bir maddedir; güzel sanatlar fakültelerinde canlı modellik yapan kişiler için mesela. Ama özelleştirme mağdurlarının durumunun bununla hiç ilgisi yok. Devlet, “özelleştirme sonucu işsiz kalanları kamu kurum ve kuruluşlarında emekli olana kadar istihdam edeceğim” diyor. Diyelim kişinin emekliliğine 20 yıl var. Ama yasada, 4-C maddesinde diyor ki: “bir yıldan az süreli ya da mevsimlik işler için”. Şimdi, bir yıldan az süreli bir işte emekli olana kadar istihdam edilmenin mümkün olmadığı açık. Burada, hukukta ‘yöntem saptırması’ diye adlandırdığımız bir durum, yani bir hukuki enstrümanın öngörülen amaç için değil de, başka bir amaç için kullanılması sözkonusu... Temelde hem bizim mevzuatımızda hem de uluslararası mevzuatta iki tip çalışma ilişkisi vardır: biri işçi, diğeri de kamu görevlisi (memur) ilişkisidir. Teorik olarak, işçilerin toplu sözleşme ile haklarını iyileştirme şansı vardır, kamu görevlilerinin ise ücretleri tek taraflı belirlenir ama buna karşılık iş güvenceleri vardır. 4-C statüsüne baktığımızda ise, ‘geçici personel’ adı altında ne işçi ne de memur sayılmayan bir çalışma ilişkisi oluşturulmak istendiğini görüyoruz. Bu, her iki temel çalışma ilişkisinin de kötü tarafları alınarak oluşturulmuş, çalışanların hem düşük ücretle hem de herhangi bir güvence tanınmadan çalıştırılabileceği bir statü. Ve her iki statünün de kapsamına girmeyen apayrı bir statü. 4-C'liler yıllık sözleşme yapıyorlar ve sözleşmelerinin yenilenip yenilenmeyeceği amirlerinin iki dudağı arasında. Kısacası bu insanlara ne ücret ne de güvence bakımından durumlarını iyileştirme şansı tanınmıyor. Bakanlar Kurulu kararında geçen “yazılı olanlar dışında hak verilmez” ifadesi de aynı zihniyetin parçası. Bu, hukuken kabul edilebilir bir çalışma ilişkisi olamaz. Kaldı ki artık bütün dünyada, memurların toplu sözleşmeli, grevli örgütlenme hakkına sahip olduğu düşünülüyor; işçiler de işe iade adı altında sınırlı da olsa iş güvencesi kazanmaya başlıyor. Yani iki statünün eşitlenme eğilimine girdiği böyle bir dönemde, tamamen farklı üçüncü bir statü yaratılmaya çalışılması, hukuk bir yana felsefi olarak da kabul edilebilir bir şey değil. İşçilerin mücadelelerle elde ettikleri haklarının “ben sıfırdan böyle yeni bir istihdam türü yaratıyorum, hiçbir hakkınız yok, gidin ne haliniz varsa görün” denilerek çiğnenmesi mümkün değildir. Böyle bir yeni istihdam türü yaratılması aynı zamanda, daha iyi koşullarda çalışan diğer tüm çalışanlar için bir tehdit unsurudur. TEKEL eylemi sırasında Hükümetin bunu açıkça ifade ettiğine de tanık olduk. Açıklamalarında, “Bundan daha kötü koşullarda, asgari ücretle çalışmaya razı binlerce insan varken siz buldunuz da bunuyorsunuz” gibi bir yaklaşım içerisindeydiler. Asıl tehdit de zaten bu yeni çalışma ilişkisinin diğer çalışma ilişkileri üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanmasıdır. Bu nedenle bütün sendikalar ve emek örgütleri bu işi çok ciddiye almalıdır. Aslında bu uygulama yıllardan beri var, bu iş bu noktaya getirilmemeliydi, çok geç kalındı bence. Burada emek örgütlerinin ihmali olduğunu düşünüyorum. Ama bundan sonraki süreçte en azından bu işin üzerine gidilmeli," dedi.
• RTÜK Yasa Tasarısı Taslağı ile, ''reçeteye tabi olmayan ilaç ve tedavilerin belirli ilkelere dayanarak reklamının yapılabileceği''ne ilişkin düzenleme getirilmek istenmesine Türk Eczacıları Birliği (TEB) Genel Başkanı Erdoğan Çolak tepki gösterdi. Erdoğan Çolak konu ile ilgili yazılı değerlendirmesinde, ''Reklam düzenlemeleri kapsamında, ilaçların, reçeteli ya da reçetesiz olması üzerinden ayrılması ve bir kısmının reklamının serbestleştirilmesi girişiminin hangi bilimsel temele dayandığı anlaşılamamaktadır'' dedi. Şu an reçeteli ya da reçetesiz, topluma yönelik ilaç reklamının yasak olduğuna vurgu yapan Çolak, bugüne kadar ilaçta reklamın önünü açacak her türlü girişime karşı Birliğin hem hukuki hem de toplumsal düzeyde kararlı bir mücadele yürüttüğünü ve bu konuda açtıkları davalarda iptal kararları çıktığını ifade etti. Bir ilacın reçetesiz olmasının, söz konusu ürünün herhangi bir sağlık zararı, yan etkisi advers etkisi olmadığı anlamını taşımadığını dile getiren Çolak, “Bu ilaçlar tek başlarına bir sağlık zararı olmasa da aşırı ve bilinçsiz kullanıldıklarında başka ilaçlarla besinlerle ya da içeceklerle etkileşime girdikleri takdirde sağlık zararlarına yol açabilirler. Bu nedenle reklam düzenlemeleri kapsamında, ilaçların, reçeteli ya da reçetesiz olması üzerinden ayrılması ve bir kısmının reklamının serbestleştirilmesi girişiminin hangi bilimsel temele dayandığı anlaşılamamaktadır. Konunun ülkemizdeki tek yetkili otoritesi olan Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Müdürlüğü, daha birkaç ay önce TRT Reklam Yönetmeliği ile yapılmak istenen benzer düzenlemeye karşı çıkmış ve ilacın reklamının yapılamayacağını belirtmiştir'' dedi. Düzenlemeden en çok toplumun etkileneceğini kaydeden Çolak’ın yazılı açıklaması şu şekilde son buldu: ''Türk Eczacıları Birliği olarak, hem kanunlara aykırı hem sağlık otoritesinin hem de sağlık profesyonellerinin karşı olduğu bu sağlıksız girişimin bir an önce geri çekilmesini talep ediyoruz.''
• Kocaeli Genç-Sen bir süredir çalışmalarını yürüttüğü “İşsizlik ve Geleceksizlik” panelini, Kristal-İş eğitim uzmanı ve KOÜ Çalışma Ekonomisi öğretim görevlisi Aziz Çelik’in katılımı ile gerçekleştirdi.
• DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, 33 yıl aradan sonra ilk kez Taksim'de kutlanacak 1 Mayıs öncesinde, 1977'de, aynı yerde yapılan kutlamalar sırasında hayatını kaybeden 36 kişinin tamamının ailesine ulaşmaya çalıştıklarını, ancak biri dışında sonuç alamadıklarını belirterek, ''Oysa, 1 Mayıs'ta, Taksim'de, kutlama kortejinin en önünde yürümek herkesten önce onların hakkı'' dedi. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, bu yıl Taksim'de 1 Mayıs kutlamalarına izin verilmesinin Türkiye'nin demokratikleştiğini gösteren en önemli belge niteliği taşıdığını, bu güzel günü, aynı yerde 33 yıl önce hayatını kaybeden arkadaşlarının aileleriyle birlikte yaşamak istediklerini söyledi. Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs 1977'deki miting sırasında kimlerin başlattığı resmi olarak belirlenemeyen ve failleri bulunamayan kargaşada bir kısmı aldıkları kurşun yarası çoğunluğu da ezilerek ölen 36 kişinin isimleri şöyle: Nazan Ünaldı, Jale Yeşilnil, Meral Özkol, Tevfik Beysoy, Ercüment Günkut, Hüseyin Kırkın, Bayram İyi, Nazmi Arı, Hiket Özkürkçü, Ahmet Gözükara, M. Atilla Özbelen, Mehmet Ali Genç, Bayram Sürücü, Kenan Çatak, Özcan Gürkan, Hülya Emecan, Karabet Akyan, Rasim Elmas, Ali Yeşilgül, Mustafa Ertan, Diran Nergis, Kıymet Duman, Ömer Narman, Kahraman Alsancak, Ziya Baki, Aleko Konteus, Hacer İpek Sarman, Bayram Çıtak, Hasan Yıldırım, Niyazi Darı, Leyla Altıparmak, Hamdi Toka, Sibel Açıkalın, Mustafa Elmas, Yücel Elbistanlı ve Kadir Balcı.
• Manisa'da Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) ve SAHAD'ın Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı'na karşı yürüttüğü referandum çalışması 14 Nisan günü Merkez Efendi Hastanesi'nde yapılan basın açıklamasıyla sona erdi. Hastane içerisine kurulan referandum sandığıyla “Kamu Hastane Birlikleri Yasası’na DUR diyelim! İşimize, işyerimize, iş güvencemize sağlık hakkımıza sahip çıkalım!” çağrısı yapıldı.
• İzmir'de faaliyet yürüten ilerici ve devrimci güçler 14 Nisan günü gerçekleştirilen toplantı ile İzmir Emek ve Mücadele Platformu'nu oluşturdular. Platform 1 Mayıs'tan 26 Mayıs'a uzanan süreci örgütlemeyi ve il genelini kapsayan kalıcı bir mücadele aracı oluşturmayı hedefliyor. Yapılan toplantıya katılan bileşenlerden Alınteri, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Demokratik Haklar Federasyonu, Deri İşçileri Derneği, Emek ve Özgürlük Cephesi, Emekçi Hareket Partisi ve Partizan birlikte hareket etme konusunda ortaklaşarak, ortak bir çağrı yayınladılar ve 14 Nisan günü yeni bir toplantı kararlaştırdılar.
• Genel-İş Sendikası İstanbul Anadolu Yakası 1 No’lu Şube, Ataşehir Belediyesi'nde TİS imzaladı. Genel-İş üyelerinin günlük taban ücretleri 85,00 TL olarak belirlenirken bu miktara 1. Yıl için %10 oranında zam yapılmasına, ayrıca zamlı günlük ücretlerine her hizmet yılı için 0,25 TL kıdem zammı ilave edilmesine karar verildi. Genel-İş üyeleri yeni imzalanan TİS kapsamında 2. Yıl için ise enflasyon + 2 puan oranında zam alacaklar. Sendika üyesi işçilere her ay için 250 TL’lik sosyal paket ödemesi yapacak olan Ataşehir Belediyesi diğer sosyal yardımlara da ortalama %30 oranlarında zam yapacak.
• Akkardan işçileri 10 Nisan günü yaptıkları yazılı bir basın açıklaması ile direnişlerinde yaşadıkları sıkıntıları kamuoyu ile paylaştılar. Patronun işten çıkarma saldırısı karşısında başlattıkları direnişte sadece sermaye sınıfına karşı değil kendilerini temsil etmesi gereken sendika yöneticilerine karşı da mücadele etmek zorunda kaldıklarını açıkladılar.
• 45 gündür İzmir Alsancak’taki TARİŞ Bölge Müdürlüğü önünde direnen TEKSİF üyesi TARİŞ işçilerinin mücadelesi kazanımla sonuçlandı. Direnişin 46. gününde yapılan ve işçilerin de kabul ettiği anlaşmaya göre 45 gündür direnişe devam eden işçiler tazminatlarını taksitler halinde alacaklar.
• Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, bir açıklama yaparak Bakanlar Kurulu’nun koyduğu grev yasağını protesto etmek için 15 Nisan saat 14.00’te, Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) öğrencilerinin çadırlı eylem yaptığı Özgürlük Anıtı önünde miting yapacağını duyurdu. Basın toplantısında açılış konuşmasını yapan KTÖS Başkanı Güven Varoğlu, “sendikanın AÖA için sürdürdüğü haklı mücadele ve uyguladığı grevleri yasaklayan” hükümete eleştiri ve suçlamalarda bulunarak, grev yasaklama kararına tepki gösterdi.
• Kıbrıs Sosyalist Partisi yaptığı basın açıklaması ile, Atatürk Öğretmen Akademisi'nin sorunlarını ve parasız, sınavsız, demokratik, bilimsel eğitim isteklerini anlattı. Ulusal Birlik Partisi'nin (UBP) iktidarda bulunduğu Kıbrıs'ta, hükümetin Yakın Doğu Üniversitesi'ne (YDÜ) okul öncesi eğitim programı açmasına izin vermesi Atatürk Öğretmen Akademisi'nin (AÖA) kapanması anlamına geliyor. Eğitim Bakanlığı'nın sermayeye "kıyak" geçerek, AÖA'nın önünü kesmeye ve en sonunda kapatmaya çalıştığı ifade edilen açıklamada, 'para babaları ve diploma tüccarlarının' önünün açıldığı belirtildi. Sağlık,eğitim, barınma, iletişim, ulaşım gibi hizmetlerin parasız olmasının gerektiğini ancak herşeyin özelleştirildiğini söyleyen KSP, "emperyalist güçler ile yerli sermaye arasında yapılan anlaşmaların işçiler ve emekçiler için en ufak bir olumlu ilerleme içermediğini" belirtti.
• Danıştay, Şehir Plancıları Odası’nın, İzmir Alsancak’taki TEKEL Sigara Fabrikası’nın bir bölümünün satışını ve elden çıkarılmasını kolaylaştırmak amacıyla yapılan imar planı değişikliğiyle ilgili açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verdi.
• Ankara Valiliği, Eğitim Sen’in, düzenleyeceği “Kamusal Eğitim, Kadrolu Çalışma, Demokratik Yaşam İçin 17 Nisan’da Ankara'dayız" mitinginin ilan edilen yer ve güzergahının, belirlenen yer ve güzergahlarda olmadığını, bu eylemin yapılmak istenmesi halinde meydana gelebilecek olaylardan ve doğabilecek zararlardan sendika yöneticileri ve eyleme katılanların sorumlu olacağını bildirdi.
• Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK, Ankara’da Sıhhiye Meydanı'nda 1 Mayıs kutlaması düzenleyecek. Petrol-İş Ankara Şubesinde basın toplantısı yapan altı konfederasyonun temsilcileri adına konuşan Türk-İş Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mustafa Özgen, konfederasyonların ortak hareket etme kararıyla 32 yıldır emekçilere yasak olan Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs kutlamalarına açıldığını savundu. 1 Mayısın işçi ve emekçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olduğunu vurgulayan Özgen, “Bu nedenle sadece üyelerimizi değil, kölelik koşullarında, güvencesiz, düşük ücretle çalışan on binlerce örgütsüz işçiyi, işsizi, kadınları, gençleri, esnafı, kentsel dönüşüm mağdurlarını, kısacası tüm Ankaralıları eş ve çocuklarıyla birlikte 1 Mayıs 2010 Cumartesi günü saat 11.00'de Ankara Garı önünde toplandıktan sonra Sıhhiye Meydanı'nda yapılacak mitinge davet ediyoruz” dedi.
• Eğitim-Sen'in 17 Nisan'da Ankara'da düzenleyeceği miting için İstanbul'dan yola çıkan grup otobüslerle Yalova'ya geldi. Halk pazarının karşısında otobüslerden inen grup, Yalı ve Rıhtım caddelerinden Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü. Yalova'da basın açıklaması yapan Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, ''TEKEL işçilerinin içinde bulunduğu tehlike, eğitim çalışanlarını da beklemektedir'' dedi.
• Eğitim-Sen üyeleri İstanbul- Ankara’da yürüyüşünün ilk durağı olan İzmit’e ulaştı. Genel Başkan Kılıç’ın da aralarında bulunduğu sendika üyeleri, yürüyüşün ilk durağı olan İzmit’te Emek ve Demokrasi Platformu bileşeni örgütler, TKP, EMEP, ÖDP, BDP ve Halkevleri üyelerince karşılandı. Merkez Bankası kavşağında karşılanan Eğitim-Sen’li yürüyüşçüler, diğer katılımcılar eşliğinde İnsan Hakları Parkı’na kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında, “Parasız eğitim, parasız sağlık”, “Eşit, bilimsel, ana dilde eğitim”, “AKP, 4-C’yi al başına çal”, “Sözleşmeli köle olmayacağız”, “Toplusözleşme hakkımız, grev silahımız”, “Yaşasın 1 Mayıs”, “Güvenceli iş, güvenceli gelecek istemiyoruz” ve “KPSS mezara, sözleşmeliler kadroya” sloganları atıldı.
• Eğitim-Sen 17 Nisan’da Ankara’da yapılacak miting için “Demokratik, Kamusal, Parasız, Nitelikli Eğitim; Örgütlü, Güvenceli Çalışma Hakkı ve Demokratik Yaşam” sloganı ile İstanbul'dan sonra Urfa’dan da yürüyüş başlattı. Urfa’da saat 11.00’de Eğitim-Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik tarafından yapılan açıklamanın ardından, yürüyüş kolu Adıyaman, Gaziantep, Adana, Tarsus, Mersin, Karaman ve Konya üzerinden Ankara’ya ulaşmak üzere yola çıktı. Eğitim-Sen yürüyüş kolu Gaziantep'te BES, TKP ve EMEP üyeleri tarafından karşılanırken daha sonra grup Gaziantep Devlet Tiyatrosu’nun önünden Eski Adliye Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca "Toplu Sözleşme Hakkımız, Grev Silahımız","Ücretli Köle Olmayacağız", "Parasız Eğitim, Parasız Sağlık","Zam, Zulüm İşkence, İşte AKP" sloganlarının yanısıra Ahmet Türk’e yapılan saldırıyı kınayan sloganlar da atıldı.
• SES Sendikası Yönetim Kurulu yazılı bir açıklama yaparak, 16 Nisan'da 17.30-19.30 saatleri arasında Sağlık Bakanlığı önünde sağlık kürsüsü kuracaklarını açıkladı. Sağlık Bakanlığı önünde kurulacak sağlık kürsünün, Ankara'daki "emek ve demokrasi güçlerinin" sağlık alanında sürdürülen politikalar konusunda kendilerini ifade etmelerine açık olacağı bilidirilerek çağrı yapıldı.
• Muğla'nın Bodrum İlçesi'nde DSİ'nin başlattığı İçme Suyu Projesi'nde çalışan iş makinalarından birinin üzerinde bulunan 'Amedlim' yazısı ile sarı zemin üzerine yeşil kırmızı çizgiler çekilmesi şikayetlere neden oldu. Jandarma olayla ilgili soruşturma başlatarak, iş makinasını kullanan operatörün ifadesini ve kimlik bilgilerini aldı.
• Eğitim-Sen’in gerçekleştireceği 17 Nisan mitinginin İstanbul yürüyüş kolu yola çıktı.
• İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ilçe belediyeleri ve şirketlerde çalışan yaklaşık 7 bin belediye işçisini kapsayan TİS sürecine ilişkin Belediye-İş Sendikası İstanbul Şubeleri yürüyüş gerçekleştirdi. Saraçhane’deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi önüne pankart ve sloganlarla gelen Belediye-İş Sendikası İstanbul Şubeleri’ne üye işçiler kazanılmış haklarından vazgeçmeyeceklerini belirtti. BDSP, Tüm Bel Sen ve Dev Sağlık-İş’in de destek verdiği eylem “Yaşasın 1 Mayıs!” sloganları ve 1 Mayıs’ta Taksim’de buluşma çağrısıyla sona erdi.
• Düzce 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu bulunan ve yüzde 80'i Malezyalı sermaye grubuna ait Elkim Metal'de başlattığı sendikal örgütlenmesi işten atma saldırısıyla sindirilmek istenen Birleşik Metal-İş Sendikası 12 Nisan günü Düzce'de eylem yaptı. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Birleşik Metal-İş Genel Merkez ve şube yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında Elkim'deki saldırılara karşı dayanışma çağrısında bulunuldu. Eyleme, işten atılan işçilerin çocukları da katıldı.
• Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanlar Kurulu 2010 1 Mayısı'na dönük hazırlıkları görüşmek üzere 14 Nisan Çarşamba günü toplandı.
Toplantı öncesinde 1 Mayıs’a ve İstanbul Valisi Muammer Güler tarafından yapılan Taksim açıklamalarına değinen DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanması kararının olumlu bir gelişme olduğunu dile getirerek, Taksim Meydanı'nın kutlamalara açılma konusunu “gecikmiş bir karar olarak” değerlendirdi.
• SES Bursa Şubesi, 14 Nisan Çarşamba günü Bursa Devlet Hastanesi’nde referandum sandığı kurdu.
• 13 Nisan akşamı İstiklal Caddesi, mücadelelerini birleştiren işçilerin yürüyüşüne sahne oldu. 4/C köleliğine karşı direnen TEKEL işçileri, İBB’de taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırma saldırısına karşı direnen itfaiye işçileri, İSKİ bünyesindeki taşeron firmalarda işten çıkarılan İSKİ işçileri, setlerde insanlık dışı koşullarda çalışan set işçileri, Samatya Hastanesi’nde inşaat işinde çalışırken ücretleri gaspedilen inşaat işçileri, çalışma koşulları ve ücret hakları için mücadele eden Marmaray işçileri, sağlıkta taşeronlaştırmaya karşı mücadele eden sağlık işçileri ve güvencesiz öğretmenlerin mücadele çığlığı İstiklal Caddesi’ndeydi. KESK’e bağlı sendikaların, ilerici devrimci kurumların da desteğiyle saat 19.00’da Taksim Tramvay Durağı’nda toplanan işçiler Galatasaray Lisesi’ne coşkulu bir yürüyüş gerçekleştirdiler.
• SES Aksaray Şube bir açıklama yaparak, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) kantinlerinin özelleştirilmesini 15 Nisan Perşembe günü saat 12.30'da protesto edeceklerini söyledi.
• Sendikaya örgütlendikleri gerekçesi ile Eylül 2009’da işten çıkarılan Sabiha Gökçen işçileri, işe iade davalarının tamamını kazanarak, örgütlü ve ısrarlı bir mücadelenin sonuçsuz kalmayacağını gösterdiler. Dört ayrı işe iade davasının üçü 26 Şubat’ta, dördüncüsü de 12 Nisan’da işçiler lehine sonuçlandı. İşçilerin, Haziran ayından itibaren işbaşı yapması bekleniyor. Öte yandan, Çalışma Bakanlığı’nın Havalimanını hava iş koluna dahil eden raporuna işveren tarafından yapılan itiraz reddedildi. Bunun üzerine işveren tarafından yapılan temyiz başvurusunun da işçiler lehine sonuçlanması ve Hava-İş’in örgütlülüğünün tescillenmesi bekleniyor.
• Türkiye Emekliler Derneği, emeklilerin maaşlarından yaptığı kesintiyi geri ödemeyeceğini açıklarken, SGK kesintiye belge imzalama şartı getiriyor. Emekli-Sen, “Hukuki dayanağı olmayan kesinti geri ödenmeli” diyor.
• Taksim Tramvay Durağı'nda toplanan Dev Sağlık-İş üyeleri ve taşeron işçiler İstiklal Caddesi’nde yürüyerek Galatasaray Lisesi önünde ‘Güvenli iş, insanca yaşam istiyoruz!’ başlıklı bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.
• Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi önünde açılan referandum sandığından kullanılan 900 oydan sadece 9’u bu yasaya “evet” derken 891 oyun ise “hayır” çıktığı belirtildi. Devlet Hastanesi önünde Gaziantep Sağlık emekçileri sendikası Yönetim Kurulu adına Behçet Ekşili’nin okuduğu basın açıklaması öncesinde Ahmet Türk’e yönelik saldırının, halkların kardeşliğine yönelik olduğu belirtilerek kınandı. Daha sonra açıklamasını sürdüren Ekşili, AKP hükümetinin sağlıkta dönüşüm adı altında sürdürdüğü son yasa olan Kamu Hastane Birlik Yasası’nın henüz Meclis Genel Kurulu'na gelmediğini belirterek, hazırlanan yasanın adında geçen kamu ifadesine rağmen içeriğinde hastanelerin özelleşmesi ve hastaların birer müşteri, çalışanlarının ise sözleşmeli köle olarak görüleceğini belirtti. Ekşili, açılan referandum sandığından sağlık emekçilerinin %99’unun bu yasaya hayır dediğini aktararak AKP’nin bu yasayı geri çekmesi gerektiğini belirtti.
• Petrol-İş Sendikası yaptığı yazılı açıklama ile dün kapatılan DTP'nin siyasi yasaklı eşbaşkanı Ahmet Türk’e Samsun’da gerçekleştirilen saldırıyı kınadı.
• Başbakan Erdoğan’ın “Türkiye'de yapısal değil, sanal işsizlik var. İşadamları daha çok para kazanma peşinde. Her TOBB üyesi, bir kişiyi işe alsa işsizlik 3 puan azalacak. TOBB olarak bu işi çözdünüz çözdünüz, yoksa ben devreye gireceğim” sözlerine karşılık bugün Adana Eğitim Sen Şubesi'nde basın açıklaması gerçekleştirildi. KESK MYK ve KESK Adana Şubeler Platformu yöneticilerinin ve Adana Tabip Odası Yönetim kurulu üyesi Dr. İsmail BULCA’nın katıldığı basın açıklamasında açıklamayı KESK Kadın Sekreteri Songül Morsümbül yaptı. Türkiye’de son 30 yıldır uygulanan politikalar ile sermaye kesimi için azgın bir sermaye biriktirme zemini; vergi ve ucuz emek cenneti yaratıldığını söyleyen Morsümbül, emekçiler için ise Türkiye’nin bir cehenneme dönüştürüldüğünü belirtti. “İşsizlik sosyal dokumuza sindirilmiş, kayıtdışı ve güvencesiz çalışma milyonlarca emekçinin realitesi haline gelmiştir. Sözde kayıt altında çalışan milyonlarca emekçi ise açlık sınırının altında bir utanç ücretiyle, asgari ücretle çalışmaktadır.” diyen Mosümbül, emekçilerin işsizliğe, örgütsüzlüğe ve güvencesizliğe mahkum edildiğini ifade etti. Özelleştirmeler, taşeronlaştırmalar aracılığıyla eşit işe eşit ücret ilkesinin ayaklar altına alındığına işaret eden Morsümbül, emekçilerin % 70’inin açlık sınırı, % 90’ının yoksulluk sınırının altında ücretle çalıştırıldığını dile getirdi. İktidarın haraç mezat sattığı kamu işletmelerinde çalışan emekçilerin mevcut haklarının dahi ellerinden alındığının altını çizdi. Tablo böyle iken “Ülkedeki acımasız emek sömürüsünü başbakan sanki kendi hükümetinin politikalarının bunda hiç payı yokmuş gibi sıkılmadan dile getirmektedir. Başbakan’ın işsizlik için bulduğu çözüm her TOBB üyesinin bir kişiyi işe almasıdır. Bu yaklaşım bile siyasi iktidarın ülkenin sorunlarına ne denli yabancılaştığının göstergesidir.” diyen Morsümbül işsizliği, güvencesizliği, yoksulluğu kabul etmeyeceklerini belirtti.
• Eğitim-Sen İzmir Şubeleri parasız eğitim, sağlık, iş güvenceli ve kadrolu istihdam, eşit işe eşit ücret ve çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi amacıyla Ankara'da 17 Nisan tarihinde yapacakları miting kapsamında topladıkları dilekçeleri Başbakanlık ve Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderdi.
• Burhaniye’de Genç-Sen'in düzenlediği 1 Mayıs etkinliği coşkulu bir atmosferde gerçekleştirildi.
• BTS yaptığı açıklama ile demiryollarının özelleştirilmesine son verilmesini istedi.
• İşçi-emekçilerin, ilerici ve devrimci güçlerin son 3 yıldır azgın polis terörüne rağmen ısrarla korudukları Taksim iradesi, sermaye devletine geri adım attırdı. Konfederasyon yöneticileri ile bir araya gelen İstanbul Valisi Muammer Güler "Sendikalarla mutabakata vardık, Taksim 1 Mayıs’ta kutlamalar için tahsis edilecek" açıklamasında bulundu.
• Arızlı Irak Kızılayı Konutları’nda oturan depremzedeler, dayanışma çadırını yeniden kurmak isteyince polis müdahale etti. 3 kişinin yaralandı, 9 kişi gözaltına alındı.
• Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Süleyman Çelebi, konfederasyonların İstanbul Valisi Muammer Güler’le yaptıkları toplantının ardından bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada miting için sayı ya da örgüt sınırlaması olmadığını söyleyerek, “Tek sınır var: Herkes hukuk kurallarına uymalı; konfederasyonların iradesinin arkasında disiplinle durmalı” dedi.
• Memur-Sen'in Mart ayı sonunda duyurduğu raporda, değişiklik paketinden genel olarak memnun kalındığı açıklanırken, anayasa paketinde emeklilere sendikal örgütlenme, memurlara grev hakkı verilmesini ve memura uygulanan siyaset yasağının kaldırılması istendi. Ancak, bu görüş, Memur-Sen’in kuruluşundan bu yana kamu emekçilerinin grev ve eylemlerinde grev kırıcı ve hükümet yanlısı tutumu ile çelişki oluşturdu. Grev hakkı haricindeki taleplerinin pakette büyük ölçüde yer almasının sivil topluma verilen önemin göstergesi olduğunu söyleyerek AKP’yi övmeyi ihmal etmeyen Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, toplu sözleşme hakkının pakete girmesinin, verdikleri mücadelenin sonucu elde edilmiş bir kazanım olduğunu söyledi. Toplu görüşmelerde son sözün Uzlaştırma Kurulu’na bırakılmasına da karşı çıkmayan Memur-Sen, Kurul’da çalışan temsilcilerinin de yer alması gerektiğini söyledi. Bu talep, tarafların anlaşamaması halinde son kararı yine hükümetin emrindeki bürokratlara bırakan bir mekanizmanın makyajlanmasından öteye gitmiyor.
• MHP çizgisine yakınlığına bilinen Türkiye Kamu-Sen’in Genel Başkan Bircan Akyıldız, 25 Mart'ta konfederasyon adına yaptığı açıklamada, anayasa değişikliğinin toplumun her kesimiyle uzlaşma içerisinde gerçekleştirilmesi gerektiğini söyleyerek, “milli mutabakat” vurgusu yaptı. Açıklamada değişiklik paketinin içeriğinden ziyade, kabul edilme biçimine yoğunlaşılması dikkat çekti. Teklif metninin bir bütün halinde tartışmaya açılmasının ve halkoyuna sunulmasının, hem taslak üzerinde müzakere yapılmasını, hem toplumsal mutabakatı imkansız hale getirdiğini belirten Akyıldız, tasarının halkoyuna sunulması yerine maddeler halinde mecliste oylanmasıyla müzakere ve uzlaşma kültürünün hayata geçirilebileceğini söyledi. Kamu görevlilerinin toplu sözleşme hakkına ilişkin düzenlemenin olumlu bulunduğunu söyleyen Akyıldız, bununla birlikte yine ILO sözleşmeleri, Avrupa Sosyal Şartı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde atıfta bulunarak, 90. maddenin uygulanmasını ve kamu görevlilerine grev ve siyaset yapma hakkının tanınmasını istedi.
• Hak-İş, anayasa değişiklikleri konusunda AKP’nin toplu sözleşme değişikliğine katkıda bulunmakla övünerek, “(…) Kanun Teklifini Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasaya ulaşması açısından önemli bir adım olarak görüyoruz” açıklamasında bulundu. Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu’nun yaptığı yazılı açıklamada, paketteki toplu sözleşme düzenlemesinde grev hakkının bulunmamasından hiç bahsedilmedi. Ayrıca, 51. maddede yer alan hükmün kaldırılmasıyla birlikte yeni Sendikalar Kanunu ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nda yapılabilecek düzenlemelerin önünün açılması bir kazanım olarak sunuldu. Hak-İş’in açıklamasında, mevcut anayasanın 53. maddesindeki “grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı ve kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendika sorumludur” hükmü ile yine aynı maddedeki “Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz” hükmünün kaldırılması da övüldü. Hak-İş, yeni Anayasa paketinde memura grevli toplu sözleşme hakkının verilmemiş olmasını ise görmemeyi tercih etti.
• Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) MYK üyeleri tarafından yapılan basın açıklamasında, AKP’nin yıllardır toplu iş sözleşmesi ve grev hakkı konusunda yandaş konfederasyonlarla birlikte emekçileri oyaladığı ifade edildikten sonra, AKP’nin değişiklik paketinde mevcut “toplu görüşme” düzenlemesinden çok farklı olmayan bir düzenlemenin getirilmesi eleştirilerek, son kararın Uzlaştırma Kurulu tarafından verilmesinin kabul edilemeyeceği vurgulandı. 12 Eylül anayasasında ısrarcı olan herkesin darbeci generaller kadar suçlu olacağı, bununla birlikte AKP’nin de anayasa değişikliği konusunda sığ, kendine yontan, pragmatik bir öneriyle toplumun karşısına çıktığı, halkın beklentilerini karşılamayıp kendi iktidarını tahkim etmeyi amaçladığı söylendi. Açıklamada, “ülkede demokratik bir yaşam oluşturulmadıkça yeni anayasa tartışmaları anlamsızlaşmaktadır” denildi.
• Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) Anayasa değişikliği hakkındaki açıklamalarında hükümetin değişiklik paketine dönük eleştiriler yanısıra, “Demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü, çoğulcu ve kadının toplumsal yaşamın her alanında yer aldığı bir anayasa” talebi ağırlık taşıdı. Çelebi, hükümetin paketi sunmadan önce önerileri dinlemesi gerektiğini söyleyerek, paketin geri çekilmesini ve değişikliklere baştan başlanmasını önerdi. DİSK’in değerlendirmesinde, açıklanan paketin bazı maddelerinin olumlu bulunduğu, ancak pakette kesinlikle katılmayacakları maddelerin de olduğu söylendi. Anayasa değişikliği yapılmadan önce, değişikliklere yasalardan başlanması gerektiğini belirten DİSK, seçim, siyasi partiler, toplantı ve gösteri yürüyüşleri, toplu sözleşme, grev ve lokavt yasalarında değişiklik yapılmasını öneriyor. AKP’nin paketinde cumhurbaşkanının yetkilerinin 1982 Anayasası’ndan bile daha geniş tutulmasını eleştiren DİSK, diğer taraftan da, sosyal haklarla ilgili düzenlemelerin geri kaldığını vurgulayarak, 54. maddedeki grev engel ve yasaklarının kaldırılmadığına vurgu yaptı. Seçim barajının yüzde 10’dan yüzde 5’e çekilmesi gerektiğini söyleyen DİSK’in barajın tümden kaldırılmasını savunmak yerine daha düşük bir oran önermesi dikkat çekti. DİSK ayrıca, ILO sözleşmelerini işaret ederek, Anayasa değişikliği yapılmadan önce uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşmaların kanun hükmünde bağlayıcılığını öngören 90. Maddenin uygulamaya geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
• Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (Türk-İş) 26 Mart tarihinde hükümete sunduğu anayasa değişikliği önerisinde, değişikliklerin anayasanın bütününü kapsaması gerektiği ifade edilirken, AKP’nin sunduğu yeni taslağın “bazı bireysel özgürlüklere öncelik tanıması”nın olumlu karşılandığı ifade edildi. HSYK ve Anayasa Mahkemesi’nin yapısının değiştirilmesi konusunda “toplumsal mutabakat” gerektiğini söyleyen Türk-İş, yeni paketteki değişikliklerin AB mevzuatına uyumlu olarak hazırlandığı belirtilmesine rağmen çalışma hayatını düzenleyen kurallara yer verilmemesini eleştirdi.
• Ankara Devrimci 1 Mayıs Platformu, 2010 1 Mayıs’ına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Yüksel Caddesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasında, Devrimci 1 Mayıs Platformu’nun 2010 1 Mayısı’nın sosyal yıkım saldırılarına, işsizliğe, güvencesizliğe, 4/C köleliğine, özelleştirmelere, taşeronlaştırmaya, Kürt ulusuna yönelik imha ve inkar uygulamalarına, emperyalist saldırganlığa, hapishanelerdeki tecrit uygulamalarına, devlet terörüne, baskı ve yasaklara yanıt olacak bir tarzda, tarihsel ve güncel anlamına uygun olarak kutlanması için her türlü çabayı ortaya koyacağı belirtildi.
• Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, 1 Mayıs’ın anlam ve önemine uygun kutlanması gerektiğini vurgulayarak “alanın çeşitli grupların güç gösterisi yaptığı bir alana dönüşmesini istemediklerini” ifade etti.
• Memur Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasının gerekliliğine işaret ederken “Elbette orada illegal yaklaşımların, yapılanmaların olmasını biz de istemiyoruz. Onun için başka örgütlerle değil, 6 emek örgütü bir araya geldi. 1 Mayıs'ın ruhuna uygun, çalışanların yer aldığı anlamına çok yakın çok uygun olarak Türkiye’nin artık normalleşmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
• KESK Genel Başkanı Sami Evren, “Taksim kutlamalara açılırsa tartışma ortadan kalkar. Aksi takdirde gerginlik devam eder. Gerginlikten yana değiliz. Karşılıklı gerginliği yaratacak açıklamalardan yana da değiliz. Kürsüyü kurup, özgürce işçi sınıfının emekçinin taleplerini Taksim meydanında Türkiye ve dünya kamuoyuna anlatmak istiyoruz. İşsizliği, yoksulluğu, gelir dağılımındaki adaletsizliği demokratikleşmeyle ilgili düşüncelerimizi anlatmak istiyoruz. Siyasal iktidarların o kürsüden çıkan emekçi sözünü algılamasını istiyoruz. Başka ve derdimiz talebimiz yok. Emasya Protokolü de kalktıktan sonra oranın hala tartışma haline gelmesini de anlamıyoruz. Herhangi bir olumsuzluk olacağı kanısında değilim. Meydanla ilgili herhangi bir pazarlık içinde olmayız. İşçi sınıfının emekçilerin bayram kutlamasını, emekçilerin mücadele gününün kutlanmasıyla ilgili herhangi bir sayısal pazarlık içerisinde geçen yıl da olmadık bu yılda olmayız. Dünyanın har tarafında nasıl kutlanıyorsa özgürce evrensel ölçütlerde kutlamak istiyoruz. Bizim açımızdan pazarlık doğru olmaz” dedi.
• İstanbul Valisi Muammer Güler'in 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanması için izin verileceği mesajını veren açıklamalarına ilişkin bir açıklama da Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu'dan geldi. Kumlu, Vali Güler'in Taksim Meydanı için izin verileceği yönündeki açıklamalarının memnuniyet verici olduğunu belirterek, "Kutlamalar için 'makul sayı' tartışmalarının gereksiz gerginlikler yaratacağını” düşündüğünü ve 1 Mayıs'ın kitlesel olarak Taksim'de kutlanmasının ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini sözlerine ekledi. “Bazı gruplar kutlamaları şiddete dönüştürüyor" diyerek “provokasyon” demagojisine başvuran Vali Güler'in açıklamalarına da değinen Kumlu konuşmasını şöyle sürdürdü: "Provokatif eylemler' meselesine gelince, Taksim'de 1 Mayıs kutlaması serbest bırakıldığı koşullarda bu tür eylemlerin gündeme gelebileceğine ihtimal vermiyoruz. Kutlamalar öncesinde bu tür korkular yaratılmasını da doğru bulmuyoruz. 1 Mayıs günü İstanbul'da altı konfederasyona üye binlerce çalışan Taksim'de büyük bir disiplin içinde ve coşkuyla yerlerini alacaktır. 1 Mayıs kutlamaları için oluşturulan 'Kutlama Komitesi', düzenlenecek mitingin görevli sayısı ve taşınacak pankartlar, atılacak sloganlar da dahil her türlü ayrıntısını belirleyecek ve tüm örgütler Komite'nin alacağı bu kararları hayata geçirmek için azami gayreti gösterecektir. Endişeye mahal yok, Türkiye 1 Mayıs 2010'da, Taksim'de en görkemli kutlamaya şahit olacak ve 1 Mayıs 1977'de kaybettiklerimizin ruhu şad olacaktır"
• Emekli derneklerinin emeklilerden kesinti yapması ile ilgili soru önergesini yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, son 3 yılda emeklilerden habersiz maaşlarından 31,5 milyon TL kesildiğini itiraf etti.
• Liman-İş Sendikası'nın yaptığı çalışmaya göre, tahsil edilemeyen alacaklara, 1996 yılı kârı 80 milyon dolar olan TDİ limanlarının özelleştirilmesinden bu yana, kamunun mahrum kaldığı yüzlerce milyon dolarlık gelir de eklendiğinde devletin TDİ limanlarının özelleştirilmesinden kaynaklı zarar 725 milyon doları buldu.
• Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) desteğiyle Eskişehir Kültür Merkezinde gerçekleştirilen emek etkinliğinde Eskişehir Gösteri Topluluğu çeşitli tiyatro gösterileri eşliğinde bir konser verdi. Konserde Türkçe, Kürtçe, Arapça, Lazca ve Gürcü dilinde farklı şarkılar söylenirken konsere ağırlığını veren emek eksenli eserler oldu. Nazım Hikmet’in “Makinalaşmak istiyorum” adlı şiiri küçük bir tiyatro ile görselleştirilirken, bir slayt eşliğinde Can Yücel’in sesinden “İşçi Marşı” şiiri dinlendi. Şiirlerin yanısıra çalınan müzikler eşliğinde slaytlarla, çocuk işçi sorununa kadar birçok farklı konuya değinildi. Küçük bir semah gösterisinin de düzenlendiği etkinlikte, TEKEL direnişini anlatmak için Eskişehir’e daha önceden de gelmiş olan TEKEL işçisi Nevzat Polat bir konuşma yaptı. Konuşmasında direnişi anlatan Polat, Ankara’ya ilk 4-C için, kendileri için gittiklerini; fakat daha sonra mücadelelerinin büyüyerek bir sınıf mücadelesi haline geldiğini belirtti. Polat, Eskişehir’deki tüm emek dostlarının TEKEL işçilerinin yaktıkları ateşe bir parça odun atarak destek vermelerini istedi.
• Türkiye Komünist Partisi'nden 1 Mayıs'a ilişkin yapılan açıklamada AKP'ye karşı işçi sınıfının en geniş birliğinin örgütlenmesi gerektiği belirtilirken, 1 Mayıs'ın 26 Mayıs'taki genel greve güç verecek bütünlüklü bir mücadelenin parçası olarak örgütlenmesi gerektiği vurgulandı.
• Emek Gençliği'nden Gizem Örnek, TEKEL direnişiyle birlikte bir şeylerin mücadeleyle kazanılabileceğini gören gençliğin üzerindeki perdeyi yırtacağını ve yeni gelecek kuşağın halkla, işçi sınıfıyla güçlü bağları olacağını söyledi.
• Ataması Yapılmayan Öğretmen Platformu'nun 17 Nisan'da Ankara'da yapacağı eylemi hatırlatan TKP Zonguldak İl Örgütü, öğretmenlerin sorunlarına dikkat çekti ve herkesi öğretmenlere destek vermeye çağırdı.
• Adana'da TKP, ÖDP ve Halkevleri tarafından gerçekleştirilen TEKEL işçileriyle dayanışma şenliği yoğun katılımla gerçekleşti. Yağmur altında gerçekleşen ve TEKEL işçilerinin aileleriyle birlikte katıldığı şenlikte yüzlerce kişi her saniye direniş sözü verdi.
• Konfederasyon başkanları yarın İstanbul Valisi Muammer Güler'le bir araya gelecek. Görüşme öncesi yandaş konfederasyonların “illegal grupları” istemediklerini söylemeleri, yarın gündeme gelecek “sayı tartışmasında” konfederasyonların ortak bir tavır takınamayacaklarını gösterdi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 1 Mayıs’ın sayısal, güdümlü bir şekilde değil, özgürce kutlanmasının önemine işaret ederek, “kelle hesabı yapılarak, kaç kişi gidecek, kaç kişi kalacak hesapları yerine özgürce, ağzımızın tadıyla 1 Mayıs’ı kutlamak istiyoruz” dedi.
• Uluslararası Taşımacılık Çalışanları Federasyonu'nun (ITF) çağrısıyla 13 Nisan Dünya Demiryolcular Eylem Günü olarak eylem ve etkinliklerle kutlanacak. 154 ülkeden 750 Sendikada örgütlü 4.6 milyon ulaştırma çalışanının üyesi olduğu ITF, her yıl bir günü Dünya Demiryolcular Eylem Günü olarak belirleyip tüm dünyada eş zamanlı eylem ve etkinlikler düzenliyor. Bu yıl 13 Nisan olarak belirlenen Dünya Demiryolcular Eylem Günü'nde "İyi İşleyen Demiryolu Sistemleri ve Uygun Çalışma Koşulları” temalı etkinlikler yapılacak. Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) da 13 Nisan'da Türkiye çapında örgütlü bulunduğu tüm alanlarda eylem ve etkinlikler düzenleyecek.
• Uludağ Üniversitesi Hastanesi'nde Dev Sağlık-İş üyesi Mesut Özdemir işten çıkarıldı.
• Başbakan Erdoğan, emek örgütlerinin 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlama talepleriyle ilgili olarak "İstanbul Valiliği'ne gerekli yetkiyi verdik. Bizim açımızdan sıkıntı yok" dedi. İstanbul Valisi Muammer Güler, "Biz şiddeti istemiyoruz, ama bazı gruplar kutlamaları şiddete dönüştürüyor" dedi. Güler, "Biz de sendikalardan böyle bir talepte bulunacağız. Bütün konfederasyonlar bayram havasında kutlamak istiyorlarsa, bu konuda düzenleme komiteleri bize yardımcı olursa herhangi bir provokasyona izin verilmemiş olur. IMF toplantılarında 15 noktada basın toplantısı yapılması için yer göstermiş, bunların içine Taksim'i de eklemişken, o meydanlar farklı şekilde kullanılmak istendi. Biz, şiddet hareketlerine izin vermeyeceğiz. Kutlamaların, İstanbul için bir kabusa dönüşmesini ve geçmişteki kötü görüntüleri tekrar yaşamak istemiyoruz. Polisimizin de bu konuda aşırı bir tedbire yönlendirilmemesini istiyoruz. Bu sene 1 Mayısın iyi bir bayram olması için, el birliği ile kutlanmasını diliyoruz" diye konuştu.
• Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde yönetim, vize sınavlarının başladığı gün 10 TL'ye satılan bandrolleri almayı zorunlu koştu. Cebinde 10 TL'si olmayan öğrencilerin sınava girme hakkı da gasp ediliyor.
• DİSK, Yalova’da beş tekstil işçisi kadının öldüğü kazayla ilgili olarak “Yalova’daki 5 kadın işçinin ölümüne sebep olan koşullar vahşi kapitalizmin izlerini taşıyor” açıklaması yaptı.
• Kocaeli’nin Başiskele ilçesindeki Hayat Kimya Sanayi işyerinde, boya işi yapan bir işçi tavan ile vinç sepeti arasında sıkışarak yaşamını yitirdi.
• Yalova’da tesktil işçilerini taşıyan servis minibüsünün yaptığı kazada 5 işçinin ölümüyle ilgili olarak minibüsün şoförü Nafiz Türk tutuklandı. İşaret levhaları bulunmayan yolun hatalı olduğuna dair tüm bilgilere rağmen şoför Nafiz Türk “hızlı gittiği iddiasıyla” “dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçundan tutuklanırken, asıl ihmallere dair henüz adım atılmadı.
• Küçükçekmece BDSP, 1 Mayıs hazırlıkları çerçevesinde Sefaköy Gümüşçüler Çarşısı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada 26 Mayıs genel eylem sürecine giden yolda tüm emekçilerin 1 Mayıs'ta taleplerine güçlü bir şekilde sahip çıkması gerekliğinin altı çizildi.
• İzmir BDSP, direnişlerinin 41. gününde TARİŞ işçilerine 1 Mayıs çağrısı yaptı.
• İzmir Gaziemir'deki Ege Serbest Bölgesi’nde kurulu Almanya merkezli otomotiv yedek parça fabrikası Mahle-Mopisan’da, Birleşik Metal-İş’in örgütlenme çalışması karşısında oluşturulan patron- Türk Metal çetesi ittifakı, şimdi de işçileri ‘tatil rüşveti’ ile aldatmaya çalışıyor. Kölelik koşullarının hüküm sürdüğü Mahle’de, sendikal örgütlülüğün tartışıldığı kritik günlerde 9-11 Nisan arasının patron tarafından tatil ilan edilmesi ve işçilere Türk Metal’e ait 5 yıldızlı Büyük Anadolu Didim Resort Hotel’den “tatil” rüşveti sunulması, Birleşik Metal-İş tarafından 9 Nisan günü yapılan yazılı bir açıklamayla teşhir edildi.
• Eğitim-Sen Genel Merkezi tarafından 17 Nisan mitingi çalışmaları kapsamında ülke genelinde başlatılan imza kampanyasını üç haftadır sürdüren Bursa Eğitim-Sen Şubesi, Bursa Fomara meydanında gerçekleştirdiği bir eylemle “17 Nisan’da Ankara’dayız” dedi.
• Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanması gerektiğini söyledi.
• Gebze Çayırova'da kurulu bulunan ve Birleşik Metal-İş Sendikası'nın örgütlü olduğu Akkardan işyerinde işten atma saldırısına karşı direnen işçiler sadece patronun ayak oyunları ve saldırılarıyla değil Birleşik Metal-İş şube ve genel merkezinin bürokratik tutumlarıyla da mücadele ediyorlar. Birleşik Metal-İş şube ve merkez yönetiminin kendilerine sormadan direnişi bitirme kararı almasını ve bugüne dek sunduğu göstermelik desteği kesmesini eleştiren işçiler, direniş süreci ve sendikanın tutumuna ilişkin basını, sendikaları ve işçileri bilgilendirdiler. Akkardan direnişinin başlagıcında “Akkardan'ı Gebze’de yeni bir TEKEL’e dönüştürecekleri”ni ifade eden Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu'nun sözlerini hatırlatan işçiler Akkardan'daki işten atma saldırısının sendika yöneticileri patron temsilcileri arasında yapılan protokolle hayata geçirildiğini belirtiyorlar. Tüm bunlara rağmen, Akkardan direnişçileri olarak, Maden-İş döneminden beri örgütlü olan Akkardan fabrikasında DİSK'in tarihsel geleneğine ve sendikaları Birleşik Metal-İş’e sahip çıkacaklarını kamuoyuyla paylaşıyorlar.
• Düzce'de bir süre önce temsilcilik açan DİSK'e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası bölgedeki metal fabrikalarında örgütlenme çalışmalarına hız verdi. Düzce 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulu bulunan ve yüzde 80'i Malezyalı sermaye grubuna ait Elkim'de örgütlenme çalışması başlatarak çoğunluğu sağlayan sendika işten atma saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Baskılar, tehditler ve işten atma saldırısıyla sendikal örgütlenmeyi kıramayan Elkim patronu “fabrikayı satılığa çıkardığı”nı duyurarak fabrikanın kapısına “Satılık” yazılı dövizler astı. Sendikal örgütlenmeye dönük düşmanlığını sendika üyesi 12 işçiyi işten atarak gösteren patron sendikadan istifa baskısını ve işten atma tehditlerini sürdürüyor. Birleşik Metal-İş üyesi Elkim işçileri ise sendika haklarını savunacaklarını belirtiyorlar.
• Adana’da biraraya gelen DİSK, Hak-İş, Kamu-Sen, KESK, Memur-Sen, TTB, TMMOB ve Türk-İş, 9 Nisan günü basın açıklaması gerçekleştirerek 1 Mayıs eylemine çağrı yaptı. 1 Mayıs’ı bir bütün olarak alanlarda kutlama çağrısı yapan Türk-İş bölge temsilcisi Gülnar, “Bu ülke sekiz senedir, halkına, memuruna, işçisine, emeği ile geçinen emekçisine kötü davranan, Demokrasi anlayışı olmayan, Tek başlılıkla yönetilen bir hükümet ile karşı karşıya kaldığımız için 1 MAYIS ta alanlarda buluşarak, yaptıkları haksızlıklara karşı dur demek için hep bir ağızdan haykıralım.” dedi.
• IBM Türkiye'de yaklaşık iki yıl süren örgütlenme çalışmasının ardından toplu iş sözleşmesi görüşmeleri 13 Nisan günü başlıyor.
• KESK Kadın Sekreteri Songül Morsünbül 5 tekstil işçisinin yaşamını yitirmesiyle ilgili açıklama yaptı. Morsünbül, “Bu ölümler basit bir ‘kaza’ sonucu değil, insanca olmayan, güvencesiz çalışma koşullarında çalışmanın sonucudur” dedi. Morsünbül, açıklamasında “Tekstil de dahil olmak üzere 42 işkolunun Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği’nden kaldırılarak, kadınların kazanılmış haklarının gasp edilmesi bu sömürü düzeninin dayandığı noktanın en son örneğidir” görüşüne yer verdi.
• Yalova Baro Başkanı Cemal İnci de Çiftlikköy Karayolunda meydana gelen ve 5 kadın işçinin yaşamını yitirdiği 17 işçinin yaralandığı kaza sonrasında Yalova Cumhuriyet Başsavcılığına suç delillerinden oluşan dosyayı teslim etti. Yalova Barosu, kazada hayatını kaybedenlerin yakınları ve yaralı işçiler için hukuksal hizmet masası oluşturduklarını ve ücret alınmadan her türlü yardımı yapacaklarını söyledi. Baro Başkanı İnci, yaşanan olayı trafik kazası olarak değil Karayolları katliamı olarak değerlendirdiğini söylerken şöyle konuştu: “Burada bir facianın olacağı biliniyordu. Tali yolun ana yola çıkışında hata ve kusur var. Hayati tehlike arz edecek şekilde yapım ve plan hatası var. Bunu dikkate almayıp 5 kadının ölümüne neden olan Karayolları Bölge Müdürlüğü suç unsurlarını ortadan kaldırmak için çalıştı.”
• Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ÇAYKUR'da örgütlü olan Türk-İş’e bağlı Tek Gıda-İş Sendikası’na karşı hükümet yandaşları tarafından örgütlenen HAK-İş’e bağlı Öz Gıda-İş’in, mahkemenin Tek Gıda-İş’i yetkili kılan kararına itiraz etmesi üzerine, sendikal yetki ile ilgili dava Rize İş Mahkemesinde tekrar görülmeye başlanacak. Uzun süredir özelleştirme kapsamında olduğu ilan edilen ÇAYKUR’da, sendikal örgütlülük özelleştirme gündemi ile iç içe geçti.
• İSKİ, kamuoyuna ve basına herhangi bir duyuru yapmadan, suya zam yaptı. Suya yapılan zam, İSKİ’nin internet sitesinde birim fiyatı tabloları incelendiğinde anlaşılabiliyor.
• Arınç Manisa'da Memur-Sen'in bir toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye temizlenir ve demokratikleşirken, Memur-Sen ile hükümetin ortak müşterek tavırda buluştuğunu ve bu sayede memurların da yeni haklar elde ettiğini söyledi. Arınç, Memur-Sen'i ülkenin en önemli konfederasyonu ilan etti.
• İstanbul Valisi Muammer Güler, 1 Mayıs kutlamalarına ilişkin, ''Taksim'le ilgili talepleri değerlendireceğiz. Daha önceki yıllardaki kabusların yaşanmamasını istiyoruz'' dedi.
• DİSK Genel-İş Sendikası ile Kartal Belediyesi arasında yeni dönem toplu iş sözleşmesi imzalandı. Ücret ve sosyal haklardaki kazanımların yanısıra 1 Mayıs'la beraber 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün de ücretli izin günü sayılmasına karar verilen yeni TİS kapsamında sendika üyesi işçilere her 1 Mayıs'ta 100 TL net ödeme yapılması kararlaştırıldı. Genel-İş ile Kartal Belediyesi arasındaki anlaşmaya göre işçilerin günlük taban ücretleri 80,00 TL olarak belirlenirken bu miktara 1. Yıl için %14 oranın zam yapılmasına, ayrıca zamlı günlük ücretlerine, her hizmet yılı için 0,20 TL kıdem zammı ilave edilmesine kadar verildi. İşçiler, 2. Yıl için ise enflasyon + 2 puan oranında zam alacaklar.
• Mersin Limanı'nda Liman-İş'e üye oldukları için işten atılan 6 işçi işlerine geri döndü.
• Dev Sağlık-İş, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki baskıları protesto etti.
• 110 gündür Hidro elektirik santraline karşı eylemde olan köylüler açtıkları davayı kazandılar. Muğla 1. İdare Mahkemesi mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıncaya kadar Yuvarlakçay HES hakkında ÇED Yön. uygun olduğuna dair Muğla Valiliğinin 262 sayılı işleminin yürütmesini durdurma kararı verdi. Karar köylüler tarafından davul zurnayla kutlandı.
• İstanbul’da satışa çıkarılan okulların satışını durdurmak üzere birçok örgütün katılımıyla kurulan Okuluma Dokunma İnisiyatifi, satış listesindeki Etiler Lisesi önünde eylem yaptı. Okul önünde yapılan basın açıklaması sırasında polisin ve okul idarecilerinin öğrenciler ve okul öğretmenleriyle satışı protesto eden grubun birleşmesini engellemek için araya barikat kurması dikkat çekerken yapılan açıklamayı Eğitim-Sen 3 No'lu Şube Başkanı Nebat Bükrek okudu. Bükrek açıklamasında ülkeyi pazarlayan, birçok kamu kuruluşunu satan rantçı ve özelleştirmeci zihniyetin şimdi de gözünü okullara diktiğini kaydederken, Etiler Lisesi’nin de satışa çıkan liseler arasında olduğunu hatırlattı. Bükrek okulların satışı sonucu bundan esas olarak etkinenlerin emekçi çocukları olacağını kaydederken, “Okulların satılması özelleştirmede gelinen son halkadır. Bu okulların satılmasına seyirci kalmayacağız. Tüm özelleştirmelere ve okulların satışına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
• Trabzon’un Of ilçesinde 17 Nisan Dünya Çiftçiler Günü’nde bir miting düzenlenecek. “Çayına Suyuna Sahip Çık” başlığıyla mitinge çok sayıda çiftçi ve vatandaşın katılması bekleniyor. 17 Nisan Dünya Çiftçiler Günü’nde Of’ta düzenlenecek miting için bir basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, açıklamasına Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Mali Saymanı Halim Tellioğlu, Çay-Sen Of Şube Başkanı Atilla Ayazoğlu,Tertip Komitesi ve çok sayıda vatandaş katıldı.
• Tek Gıda-İş Başkanı Mustafa Türkel, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in Adıyaman'da kendisini protesto eden TEKEL işçilerini eleştiren sözlerinin temsil ettiği konumla bağdaşmadığını belirtti.
• TBMM 90. Yıl Hatıra Ormanı dikimi için Adıyaman’a gelen TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, tören mangasını selamladığı sırada TEKEL işçileri tarafından protesto edildi. Adıyaman’da TEKEL işçilerinin protestosuna uğrayan Mehmet Ali Şahin, kızgın TEKEL işçilerine önerdikleri 900 liranın çok olduğunu, milletvekili maaşlarının ise az olduğunu savundu.
• Çağdaş Demokratik Hekimler Grubu, Kocaeli Tabip Odası Başkanlığı'na KOÜ'den Cüneyt Özkürkçügil'i aday gösterdi.
• Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, 160 belediye işçisini ilgilendiren yeni dönem toplusözleşme görüşmelerine başlandı.
• Yalova’da tekstil işçilerini taşıyan bir servis aracının devrilmesi nedeniyle 5 işçi yaşamını yitirdi, 17 işçi yaralandı.
• SES Genel Merkezi’nin aldığı karar doğrultusunda İstanbul Üniversitesi sağlık kurumlarında ve Haseki Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nde vatandaşlara ve çalışanlara yönelik referandum sandıkları yemekhaneler ve hastane bahçelerine kuruldu. Refaranduma yoğun ilgi dikkat çekerken, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bir basın açıklaması yapıldı.
• İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin tadilatında çalışan işçiler ücretlerinin ödenmemesi üzerine yaptıkları eylemleri sürdürüyor. Hastanenin beşinci katına çıkarak eylem yapan işçiler, ‘işçi hakkı kimsede kalmaz’, ‘Yaşasın işçiler’ ve ‘Hakkımızı istiyoruz’ yazılı pankartlar açtılar. Eylem esnasında slogan atan işçiler adına açıklama yapan Esat Azak, “Biz bu binanın ikinci katında kalıyoruz. Yedi aydır burada çalışıyoruz. Bizi işe alan Cihan İnşaat adlı şirket, ilk üç ay asgari ücretten bize ödeme yaptı. Ancak biz iki bin lira maaş için anlaşmıştık. Hastaneden işi alan ana şirket RT Turizm Petrol İnşaat otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin işverenden ödemeyi aldığını, fakat bu ödemenin bize aktarılmadığını duyduk” dedi. Eyleme destek veren ve İSKİ’nin Zeytinburnu Şubesi’nde çalışan işçiler de yaptıkları açıklamada, İSKİ ile çalıştıkları şirket arasında anlaşmanın feshedilmesi sonucu işsiz kaldıklarını belirttiler.
• 235 gündür direnen Esenyurt Belediye işçileri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde basın açıklaması eylemi yaptı. İşçilerin yanı sıra, Belediye-İş Sendikası 2 Nolu Şube üyelerinin de katıldığı eylemde ‘Sendika hakkımızı direnerek alırız’ yazılı pankart açıldı. Açıklamada, işçileri sendikadan istifa ettirmek için ikna odaları kurulduğu, toplantılar yapıldığı ve bunları belgeleyen ses kayıtları ve görüntülerin savcılığa verildiği kaydedildi.
• SES Adana Şubesi, çeşitli hastanelerde kurduğu sandıklarla referandum yaptı.
• Sağlık emekçileri Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı'na karşı Manisa'da sandık kurdu.
• Mersin'de 40 yaşını doldurdukları gerekçesiyle işten çıkartılan işçiler için destek eylemi yapıldı.
• Balnak'ta sendikal örgütlenme mücadelesi yürüten Nakliyat-İş, toplu iş sözleşmesi çağrısı yaptı.
• Samatya'daki İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hasta klinikleri inşaatında çalışırken ücret hakları gaspedilen işçiler iş durdurarak eyleme geçti. 6 aylık ücret hakları gaspedilen inşaat işçileri 7 Nisan sabahı hastane binasının üst katına çıkarak “Hakkımızı istiyoruz” pankartını açtı. “6 aydır maaş alamıyoruz”, “SSK'mızı yatırmadılar”, “Hakkımızı istiyoruz” dövizlerini açan inşaat işçileri ücret alacaklarının ödenmesini talep edere sloganlarla bekleyişlerini sürdürdüler. "İşçiyiz haklıyız kazanacağız!", "Direne direne kazanacağız!" sloganlarını atan işçilere Aksaray'daki İSKİ binası önünde direnişlerini sürdüren İSKİ'nin taşeron işçileri de destek verdi.
• Adana’da “Güvenceli iş, insanca yaşam için TEKEL işçileriyle buluşuyoruz” çağrısıyla bir şenlik düzenlenecek. Adana’da TEKEL işçileri için Halkevleri, Özgürlük ve Dayanışma Partisi ve Türkiye Komünist Partisi tarafından düzenlenecek şenliğe KESK, DİSK ve TMMOB da destek veriyor.
• SES Kocaeli Şubesi, Kamu Hastane Birlikleri Yasası'na karşı, kentteki hastanelerde çalışan personelin düşüncesini öğrenmek amacıyla referandum sandıkları kurdu.
• Bilgi Üniversitesi’nde Sosyal-İş Sendikası üyesi Prof. Dr. Nevin Ateş işten atıldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği ve Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü görevlerini yürütmekte olan Prof. Dr. Nevin Ateş, 30 Mart tarihinde "görev süresinin sona ermesi" gerekçesiyle müdürlük görevinden alındı. Prof. Ateş'in uygulamaya ilişkin görüşlerini ifade etmesi üzerine, üniversite yönetimi İş Kanunu'nun "haklı nedenle derhal fesih hakkı"nı düzenleyen maddesine dayanarak öğretim üyesinin iş akdini tazminatsız olarak feshetti. Bilgi Üniversitesi'nde örgütlenen DİSK'e bağlı Sosyal İş Sendikası konuyla ilgili bir açıklama yaparak, yönetimi uyardı. Açıklamada, "Üyemiz Nevin Ateş’in eleştiri sınırları içinde değerlendirilecek kişisel düşüncelerini ifade eden yazışmalarının İş Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi herhangi bir hukuksal dayanaktan yoksundur" denildi. Sosyal İş, akademik personelin eleştiri hakkını kullandığı için işten atılma tehdidi ile karşı karşıya kalmasını eleştirdi. Açıklamada şöyle denildi: "Bir üniversite öğretim üyesinin, her ne konuda olursa olsun görüşlerini ve eleştirilerini üniversite kamuoyu ile paylaşmasının, 'iş akdi ilişkisinin devamını çekilmez hale getirdiğini' öne sürmek, akademinin özü olan 'eleştirel aklı' inkar etmek/reddetmek anlamına gelmektedir. Eğer bir üniversitede akademik personel, eleştiri hakkını kullandığı için işten atılma tehdidi ile karşı karşıya kalacaksa, o üniversitede özgür ve eleştirel aklın, bilimsel düşünce ve üretimin olanağı kalmaz."
• Yalova’da faaliyet gösteren, THY, Garanti Bankası ve Ray Sigorta gibi şirketlerin çağrı merkezi taşeronluğunu yapan Vodatech’de, işçilerin kölelik koşullarında çalışması üzerine Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında, Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği, çalışanlarına asgari ücretin altında maaş veren, çalışanlarını yol, yemek ve sosyal haklardan mahrum bir şekilde çalışmaya mecbur bırakan Vodatech firmasını protesto etti. 6 Nisan tarihli basın toplantısına Çağrı Merkezi Çalışanları Derneği Genel Başkanı Gözde Duranay, "Başka Dilde Aşk" filminde çağrı merkezinde çalışan kadın karakteri canlandıran Saadet Işıl Aksoy ve DİSK İstanbul Bölge temsilcisi ve BANK-SEN Genel Başkanı Önder Atay katıldı.
• KESK Genel Sekreteri Emirali Şimşek, TEKEL işçilerinin 1-2 Nisanda Ankara'da yapmak istedikleri eylemdeki güvenlik önlemleri ve polis müdahalesi nedeniyle yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.
• Süt grevi ülke genelinde devam ediyor. Üreticiler süt tozu ile kandırılmaya çalışılıyor. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği de greve destek verdiğini açıkladı. Manisa'daki üreticiler de greve dahil oldu. Balıkesir ve Bursa'da halka bedava süt dağıtıldı. Bandırma'da dağıtılan süt miktarı 4 tonu buldu. Süt Birlikleri iki gündür herhangi bir ücret talep etmeden halka peynir mayası da dağıtıyor. Bursa, Çanakkale ve Balıkesir'in neredeyse tüm köylerine yayılan sanayicilere süt vermeme grevine Hay-Koop'a bağlı kooperatifler destek verirken Köy-Koop kendisine bağlı üreticilere sanayicilere süt vermeye devam etme çağrısı yaptı. Bağımsız Süt Platformu, süt fiyatı tartışmaları sürerken, süt tozu teşvikinin tekrar gündeme geldiğini, üreticinin süt tozu ile terbiye edilmeye çalışıldığını açıkladı.
• ÇAYKUR’da Tek Gıda-İş lehine alınan mahkeme kararının bozulmasının ardından, Rize Şube Başkanı Ziya Aksoy, Öz Gıda-İş’in süreci uzatmaya çalıştığını söyledi. Karara itiraz etmeyeceklerini söyleyen Aksoy; “İşçiyi ve halkı bıktırıp ÇAYKUR'u özelleştirme sürecine sokma amacı içerisindeler. Biz de bunun gerçekleşmemesi ve davanın bir an önce sonuçlandırılması için karara itiraz etmeyerek davanın Rize'de görülmesini sağlayacağız. Rize'de görülecek davada yeniden esasa ilişkin bir inceleme yapılmayacaktır. Ankara 6. İş Mahkemesi gerekli incelemelerin ardından gerekçeli kararını açıklamıştır. Rize İş Mahkemesi'nin tek yapacağı ÇAYKUR'u da davaya dahil etmek suretiyle dosya içerisindeki belgelere göre karar vermektir. Bunu da bekleyip göreceğiz'' dedi.
• TKP’li Öğrenciler, Taksim Tramvay Durağı’ndan Galatasaray Lisesi’ne gerçekleştirdikleri yürüyüş ile bütün gençleri intihar eden kardeşlerine ve öğretmenlerine sahip çıkmaya, sorumululardan hesap sormaya çağırdı. Tramvay Durağı’ndan sloganlarla Galatasaray Lisesi önüne yürüyen öğrenciler, burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, annesi dershaneye olan borcunu ödeyemediği için cezaevine girdikten sonra geçtiğimiz cuma günü intihar eden Soner Semih Sipahi ile 15 gün önce ataması yapılmadığı için intihar eden Fikret öğretmen gibi onlarca öğrenci ve öğretmenin yaşamını yitirdiği hatırlatıldı. Bütün gençlere; intihar eden kardeşlerine ve öğretmenlerine sahip çıkmaya, sorumululardan hesap sormaya çağrı yapıldı.
• Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Araştırma Merkezi tarafından yapılan "Kamuda Güvencesiz İstihdam Yaygınlaşıyor" başlıklı araştırma 6 Nisan günü Ankara'da KESK Genel Merkezi'nde yapılan basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. "Çağdışı, kölelik anlamına gelen" istihdam biçimlerini kabul etmelerinin mümkün olmadığını dile getiren Evren, kamuda 4/B, 4/C statüsünde 230 bin civarında güvencesiz çalışan olduğunu, bunun 100 binini eğitim ve sağlık alanında çalışanların oluşturduğu bilgisini verdi.
• KESK İstanbul Şubeler Platformu, boşanmak istediği için eşi tarafından öldürülen SES üyesi hemşire Dilek Daşdanoğlu'nun duruşması öncesinde, Bakırköy Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
• Eskişehir'in Mihalgazi ilçesinde arkadaşlarıyla çıktığı pikniğin ardından 15 Mart'tan beri haber alınamayan KESK'e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyesi 29 yaşındaki Mehmet Ali Örkmez için basın toplantısı düzenlendi. Açıklamada, Eğitim-Sen Eskişehir şube yöneticilerinin, 15 Mart’tan itibaren Örkmez’in bulunması için yetkililerle temas kurduğu, KESK Genel Başkanı Sami Evren’in de aynı amaçla İçişleri Bakanlığı’yla görüştüğü bilgisi de verildi. Mehmet Ali Örkmez’in, düzenli, yerleşik bir hayatı olan, çevresi, öğrencileri ve meslektaşları tarafından sevilen bir kişi olarak tanındığını bildiren Kılıç, Örkmez’in kaybolduğu yerin, yaşadığı kentin merkezi olduğunu, bu şekilde kaybolan bir kişiden, aradan üç haftayı aşkın bir süre geçmesine rağmen halen bir iz bulunamamasını anlamakta zorlandıklarını bildirdi.
• BDSP’lilere dönük gözaltı ve tutuklama terörüyle ilgili Alınteri, Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik, Demokratik Haklar Federasyonu, Devrimci Hareket, Halk Cephesi, Kaldıraç, Proleterce Devrimci Duruş, Özgürlük Dergisi bileşenlerinden oluşan Ankara Direnişteki İşçi-Emekçilerle Dayanışma Platformu bugün bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Saat 18.00’de Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen platform bileşenleri “Gözaltılar, tutuklamalar, Baskılar bizi yıldıramaz / Ankara Direnişteki İşçi – Emekçilerle Dayanışma Platformu” ozalitini açtı. Açıklamaya platform bileşenlerinin yanısıra direnişteki işçilerden TÜBİTAK direnişçisi Aynur Çamalan ve TEKEL işçileri katıldı. İşçinin Yolu ve Odak da açıklamaya destek verdi.
• Tersaneler cehenneminde son iş cinayeti de Yalova Necdet Kalkavan Tersanesi'nde yaşandı. Yalova Necdet Kalkavan Tersanesi'nde geçirdiği iş kazası sonucu beyin kanaması geçirerek yaşamını yitiren Çakır’ın cenazesi İhsaniye Mezarlığı’nda toprağa verildi. 4 buçuk yıldır tersane işçisi olarak çalışan Çakır, işsiz kaldığı kısa sürenin ardından Necdet Kalkavan tersanesinde 10 gün önce çalışmaya başladı. Çakır'ın ölümü ise dubanın devrilmesi sonucu gerçekleşti.
• Belediye-İş Sendikası, direnişteki Esenyurt Belediyesi işçilerine gerçekleştirilen saldırıyı protesto edecek. Eylem 8 Nisan Perşembe günü saat 13:00'de Saraçhane'deki İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde, Belediye Meclisi toplantı halindeyken yapılacak.
• Sağlık örgütleri, Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı’na karşı referandum başlattılar.
• 2008 yılında yapılan ihaleyle satılan Samsun Limanı’nın özelleştirme süreci, bugün sözleşmenin imzalanmasıyla sona erdi. Samsun Limanı’nın işletme hakkını 36 yıllığına ihale ile alan Cey Group’a bağlı Samsunport-Samsun Uluslar arası Liman İşletmeciliği A.Ş ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında devir sözleşmesi imzalandı. Samsunport, ihale bedeli olan 125.2 milyon doları peşin olarak ödedi.
• Mersin Limanı’nda özelleştirme sürecinin ardından, üç yıl boyunca çok ağır koşullarda çalıştırılan işçiler, işten çıkarmalara karşı eylem yaptılar. Liman çalışanları işten çıkartılan işçilerin işe alınmasını talep etti. İşçilerin işe tekrar alınmasına dek eylemlerine devam edeceklerini ilan eden işçiler, bundan sonra daha örgütlü duracaklarını söylediler. Yurtsever Cephe İşçi Birliği’nin de destek verdiği eylem, işçilerin işyerlerine dönmesi ile son buldu.
• Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde Bükköy Madencilik'e ait bir maden ocağında meydana gelen göçükte yaşamını yitiren 19 işçinin yakınlarının maden firması aleyhine açtığı 5 milyon 795 bin liralık manevi ve sembolik olarak açılan 100'er liralık tazminat davaları görülmeye başlandı. Davacı avukatlarının ocakta bahçe hortumuyla havalandırma yapıldığı yönündeki ifadesinin rencide edici olduğunu belirten Kör ile ailelerin avukatları arasında gergin anlar yaşandı. İddialara karşı kendisini zor tuttuğunu belirten Kör'e karşılık veren ailelerin avukatları, ''Hem bahçe hortumuyla havalandırma yapacaksınız hem de 19 kişiyi öldüreceksiniz. Bir de sinirleneceksiniz. Bunlardan rencide olacaksanız olun'' dedi. 19 işçiye mezar olan maden ocağının sahibi Bükköy Madencilik Şirketi'nin avukatı "Ülkemizde 3,5 milyon işsizin bulunduğu göz önüne alındığında aylık 700 lira ile iş imkanı sunulması, sigorta primleri ve vergilerinin ödeniyor olması işçiler için bir nimettir'' dedi.
• Ankara Valiliği, Ankara'da hakları için mücadele eden TEKEL işçileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Hazırlanan dosyalarda sendika yöneticileri ve işçilere destek verenler de suçlandı. Dosyalar hazırlanmadan önce Emniyet, TEKEL işçileri için özel bir çalışma ekibi oluşturdu.
• Çiğ süt taban fiyatının giderek düşürülmesine tepki gösteren süt üreticilerinin başta Marmara bölgesindeki iller olmak üzere ülke çapında başlattıkları süt grevi büyüyor. Süt grevinin kesinlikle tüketiciye karşı olmadığı vurgulanırken hedefin “kazanç hırsı doymak bilmeyen sanayici ve marketler” olduğu belirtildi. “Grev doymak bilmeyen sanayiciye ve zincir marketlere karşıdır. Süt üreticisi artık kendi süt fabrikasını kurmalıdır. 155 ilçede örgütlü süt birlikleri, Türkiye’nin 4-5 bölgesinde süt fabrikası kurmalıdır. Üreticiden tüketiciye uygun fiyatlı süt satılmalıdır. Üretici korunmalıdır” denildi. Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin, süt üreticisinin süt eyleminde haklı olduğunu kaydederek “Üretici ile sanayiciyi karşı karşıya getiren temel sorun, piyasayı düzenleyen bir kuruluşun olmayışıdır. Şayet önceden varlığını sürdüren Süt Endüstrisi Kurumu (SEK) gibi bir kuruluş bugün olsaydı böyle bir sorun yaşanmazdı” dedi. Süt Birlikleri küçük üreticileri de sanayicilere süt satmamaya çağırdı. Ana yollara, şehir ve kasaba yerleşimlerine yakın olanların sütlerini direk vatandaşlara satmalarını önerdi. Bağımsız Süt Platformu da “Sütü, peynir, tereyağı, yoğurt yaparak stoklayınız. Komşularınıza veriniz. Okullara, huzurevlerine, yardım kuruluşlarına bağışlayınız. Hakkınızı alana kadar devam ediniz” çağrısında bulundu. Köy Koop'a bağlı köylerdeki bazı üreticilerin sanayicilere süt vermeye devam ettiği gözlendi, Süt Birlikleri Köy Koop'u greve destek vermeye çağırıyor.
• KESK'e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) üyeleri, 'kamusal eğitim, kadrolu çalışma ve demokratik yaşam' talepleriyle 17 Nisan'da Ankara'da olacak.
• BDSP, 4 Nisan Pazar günü İstanbul'da ve Ankara'da tutuklama terörünü protesto etti. BDSP'ye yönelik tutuklama terörü Mamak Tuzluçayır'daki eylemle protesto edildi.
• Gebze İzaydaş işçilerinin eylemleri devam ediyor. 20 işçinin gerçekleştirdiği eylem, yeni işçilerin de katılımıyla devam etti. 55 işçinin katılımıyla beraber 75 işçi, 4 Nisan sabah saatlerinde İZAYDAŞ önünde oturma eylemi başlattı. 30 Mart tarihinde Gebze`de kurulu bulunan İZAYDAŞ'tan işten çıkarılan taşeron işçiler 2 Nisan günü işgal eylemi gerçekleştirmiş, Gebze merkezinde çöp toplayan 20`nin üzerindeki çöp kamyonunun İZAYDAŞ tesislerine uzun bir süre boşaltım yapmasını engellemişti.
• İstanbul'un Avrupa yakasında bulunan İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde (Samatya) hasta klinikleri inşaatında çalışan işçiler gaspedilen hakları için başlattıkları iş durdurma eylemine devam ediyorlar. 2008 yılının Eylül ayında ihaleyi alan taşeron firma bünyesinde işbaşı yapan inşaat işçileri aylardır ödenmeyen ücretleri için iş durdurdular. TEKEL işçilerinin 1 Nisan eyleminde de pankartlarıyla yer alan inşaat işçileri Samatya Hastanesi'nde örgütlü SES Aksaray Şube üyesi sağlık emekçilerinin de desteğini alarak mücadelelerine devam ediyorlar. İnşaat işçileri 5 Nisan günü hakları için SES'le beraber İstanbul İl Özel İdaresi önünde eylem yaptı.
• Metal patronlarının örgütü MESS'le işkolunda örgütlü sendikalar arasında yürütülecek 2010-2012 Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri yaklaşıyor. TİS sürecine dönük hazırlıklarının ilk adımını atan DİSK'e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası Grup Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki işyerlerinin baştemsilcileri ve şube yöneticilerinin katılımıyla 21-27 Mart tarihlerinde Gönen Kemal Türkler tesislerinde toplandı.
• 2010 1 Mayısı'nı birleşik, kitlesel, devrimci bir tarzda örgütleme çağrısı yapan Devrimci 1 Mayıs Platformu, 1 Mayıs'ın Taksim’de kutlanması için her türlü çabayı göstereceğini deklare etti. Tüm devrimci yapıları, sendikaları ve kitle örgütlerini ortak mücadeleye çağırdı.
• 2 Nisan'da Muş Ankara seferini yapan Anadolujet uçağından 9 yolcunun yeterli sayıda kabin memuru olmaması sebebiyle indirildiği açıklandı. Açıklamaya göre, uçağın kaptanı, uçakta 3 kabin memuru bulunduğunu ve her memurun 50 yolcuya hizmet verebileceğini THY görevlilerine bildirdi. Uçakta bulunan 159 yolcu bulunduğunu bildiren kaptan, 9 yolcunun uçağa alınmaması gerektiğini aksi takdirde uçuşu gerçekleştirmenin mümkün olmayacağını belirtti.
• Şimdi Halk Konuşacak faaliyeti çerçevesinde Lüleburgaz Kongre Meydanı'nda ÖDP Genel Başkanı Alper Taş'ın katılımıyla bir miting düzenlendi. Mitinge gençler ve çiftçiler yoğun bir şekilde katıldı. Miting‘de Lüleburgaz İlçe Başkanı Raif Arda‘nın yanı sıra, Gençlik Muhalefeti, Kadınlar, Üretici Köylüler, Emekliler ve Ataması yapılmayan öğretmenler adında da konuşmalar yapıldı.
• Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, “Sendikalı ol” kampanyası ile ilgili bilgi verdi. Kampanyanın başarılı olduğunu belirten Öztaşkın, bin kişinin üzerinde kişiyi sendikalı yaptıklarını internet ortamında ise 2 bin 500 üyeleri olduğunu söyledi. Öztaşkın, kampanyanın etkisiyle diğer sendikaların da hızla örgütlenmeye başladığını belirterek, Düzce’de Teksif ve Birleşik Metal-İş’in de büro açtığını dile getirdi. ANKA'nın sorularını yanıtlayan Öztaşkın, kampanyanın “Petrol-İş’e üye ol” değil, “Sendikalı ol” olarak belirlendiğini vurgulayan Öztaşkın, “sendikaliol.org” sitesine gelen tepkilerin olumlu olduğunu, sosyal paylaşım sitesi facebook’ta da sayfa açtıklarını ve 2 bin 500’ün üzerinde üyeleri bulunduğunu bildirdi.
• Türk-İş, Hak-İş, Disk, Memur-Sen, Kamu-Sen ve Kesk ortak bir açıklama yaparak 1 Mayıs 2010'u birlikte İstanbul Taksim meydanında kutlama kararı aldıklarını duyurdu. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, açıklamasında şunları söyledi: “Konfederasyonlarımız 1 Mayıs kutlamalarında 'Taksim Meydanı' tartışmalarının artık geride bırakılmasını istemekte, bunun yolunun da Taksim Meydanı'nın kutlamalara açılmasından geçtiğini düşünmektedir. Konfederasyonlarımız bu anlayışla 1 Mayıs 2010'u İstanbul Taksim Meydanı'nda kutlamaya karar vermiştir. Bunun için yetkililer nezdinde gerekli girişimlerde bulunulacaktır. Konfederasyonlarımız 1 Mayıs'ın İstanbul'un dışındaki belirlenecek illerde de ortak kutlanması kararı almıştır. Kutlama çalışmaları konfederasyon temsilcilerinden oluşan bir kutlama komitesi tarafından yapılacak ve bu komite 1 Mayıs'ın dünyadaki geleneğine uygun bir şekilde kutlanabilmesi için içerik ve teknik olarak her türlü ayrıntıyı belirleyecek ve ilgili kararları alacaktır.”
• Bağımsız Süt Platformu ülke genelinde süt grevi başlatıldığını duyurdu. Çiğ süt taban fiyatının giderek düşürülmesine tepki gösteren süt üreticisi emekçi köylüler, başta Marmara bölgesindeki iller olmak üzere ülke çapında süt grevi başlattı. Çiğ süt taban fiyatının litre başı 0.85 liranın bile altına düşmesi süt üreticilerini kızdırdı. Üreticiler "Kendi ipimizi kendimiz çekeriz, size çektirmeyiz. Bundan sonra süt fiyatlarını üretimi devam ettirebileceğimiz noktada tutana kadar süt verememek de dahil olmak üzere her türlü hakkımızı kullanacağız" diyerek 2 Nisan günü birlikte hareket etme kararı aldılar. Gönen Süt Üreticileri Birliği Süt Toplama Kapılarını kapattı. Gönen'den süt alan, TEKSÜT, DANONE, SÜTAŞ firmaları toplamda 200 ton süt alamayacak. Balıkesir'in Bandırma ve Manyas ilçelerinde üreticiler 200 tona yakın sütü dere yataklarına döktü. Soğuma tanklarındaki sütler kanalizasyon şebekesine boşlatıldı. Süt Üretici Birlikleri sanayicilerden toplama merkezlerindeki tanklarını sökmelerini istedi.
• Ölümlü iş kazalarıyla sabıkalı Haramidere Regnum gökdelenleri şantiyesinde çalışan bir işçi ezilme sonucu can verdi.
• Kadıköy Osmangazi İlköğretim Okulu Eğitim-Sen temsilcisi olan Özlem Yalçın ‘sınava katılanlarla polemiğe girdiği, kıyafetinin uygun olmadığı ve burnunda hızma olduğu’ gerekçesiyle bir sınavda gözetmen olmasına izin verilmediğini açıkladı.
• Muğla’da 18 yaşındaki bir genç dershane borcunu ödeyememeleri nedeniyle annesinin cezaevine girmesi üzerine intihar etti.
• Balıkesir'de sendikalı oldukları için işten çıkarılan ve o günden bu yana direnişte olan MUTAF Ambar işçilerine EMEK Gençliği,Gençlik Muhalefeti ve TKP’li öğrenciler tarafından bir dayanışma ziyareti gerçekleştirildi.
• TKP ve Eğitim-Sen Niğde örgütleri ortak bir basın açıklaması yaparak Ankara’da saldırıya uğrayan TEKEL işçilerine ve KESK üyelerine desteklerini ilettiler.
• Setlerde yaşanan iş kazalarına 4 Nisan günü bir yenisi eklendi. 'Melekler Korusun' dizisinin çekimleri sırasında Görüntü Yönetmeni Burak Demirdelen yaralandı.
• Gebze Çayırova’da faaliyet yürüten Akkardan Fabrikası’nda, kriz bahanesiyle işten çıkarılmalarının ardından 12 Şubat günü fabrika önünde direnişe geçen Birleşik Metal-İş üyesi işçiler, bugün yazılı bir açıklama yaparak direnişlerine destek çağrısında bulundular.
• İzmit Atık ve Artıkları Arıtma, Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketi'nde (İZAYDAŞ) 31 Mart günü işten çıkartılan taşeron işçiler, 2 Nisan günü İZAYDAŞ işyerini işgal etti.
• Türk-İş’e bağlı 10 sendika, yazılı bir açıklama yaparak 1 Mayıs’ın bu yıl tüm merkezlerde ortak ve kitlesel olarak kutlanması gerektiğini ifade ettiler. Türk-İş'e bağlı Basın-İş, Deri-İş, Hava-İş, Genel Maden-İş, Kristal-İş, Petrol-İş, Tekgıda-İş, Tezkoop-İş, TÜMTİS ve Türk Harb-İş sendikaları, 2 Nisan günü ortak bir yazılı açıklama yaparak 1 Mayıs'ın tek bir yerde, ortaklaşa kutlanması için sonuna kadar çaba sarf edeceklerini açıkladılar.
• Sağlık emekçileri, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın önemli ayaklarından biri olan Kamu Hastaneleri Birlikleri Yasa Tasarısı'nı referanduma açacak. 5-9 Nisan tarihlerinde yasa tasarısı ile ilgili, hastanelerde ve merkezi yerlerde referandum sandıkları kuracağını açıklayan sağlık emekçileri bu kapsamda İstanbul'da 6 Nisan günü saat 12:00'de Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi'nde de referanduma gidecek.
• 31 Mart'ta BDSP'lilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınanlardan 5'i tutuklandı.
• TEKEL işçilerinin 1-2 Nisan günlerinde yaptıkları eylemler sırasında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 14 kişi, çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakıldı.
• Manisa'da TEKEL işçi ve dostlarına yapılan saldırıları kınamak için bir basın açıklaması yapıldı.
• Isparta'da siyasi partiler, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri, 1-2 Nisan'da "polis terörüne" maruz kalan TEKEL işçilerine destek eylemi yaptılar.
• Ankara’da TEKEL işçilerine yönelik polis saldırısı Bolu’da emekçiler tarafından kınandı.
• Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi bir açıklama yaparak hükümetin TEKEL işçilerine dönük tutumunu protesto etti.
• Hatay’ın Samandağ ilçesinde bir vincin devrilmesi sonucu iki işçi yaşamını yitirdi.
• TEKEL işçilerinin Ankara’da 1-2 Nisan günleri yapmayı planladıkları eyleme, hükümetin emriyle polis tarafından ciddi bir basınç uygulanıp müdahale edildi. Sert müdahale ile sendikaların TEKEL direnişi sırasında da zaman zaman gözlenen inisiyatif alma ve eylemi yönlendirme eksiğinin daha net bir şekilde ortaya çıkması işçilerin tepkisine yol açtı. Dün akşam saatlerinde Türk-İş Genel Merkezi önünde toplanan TEKEL işçileri iki gündür eylemleri sırasında Türk-İş ve sendikalar tarafından yalnız bırakıldıklarını söyleyerek binaya siyah çelenk bıraktılar.
• AKP'li Esenyurt Belediyesi'nden sendikalı oldukları için işten çıkarılan belediye işçileri, direnişlerini sürdükdükleri Esenyurt Belediyesi önünde 2 Nisan günü saldırıya uğradılar.
• Ankara'da 1 Nisan'da gün boyunca süren polis terörü 2 Nisan günü de devam etti. Tehdit ve provokasyonlarına ara vermeden devam eden Ankara polisi Ankara sokaklarını ablukaya alarak terör estirdi.
• Ankara’da TEKEL işçilerine polis müdahalesi Eskişehir’de emek örgütleri tarafından protesto edildi.
• Gümüşsuyu'ndaki Türk-İş Bölge Temsilciliği önünden Galatasaray Lisesi önüne kadar yapılan yürüyüşe ve sonrasında gerçekleştirilen basın açıklamasına KESK İstanbul Şubeler Platformuna bağlı sendikaların yanısıra TKP, ÖDP, ESP, SDP, Tüm-İGD, Toplumsal Özgürlük Platformu, DİP, Öğrenci Muhalefeti, Sosyalist Parti, UİDER, SODAP, Halkevleri ve Öğrenci Kollektifleri katıldı. Ankara'da TEKEL işçilerine yapılan müdahaleye tepkili olan eylemciler "emekçi düşmanı hükümet istifa", "ne 4-B ne 4-C herkese güvence", "26 Mayıs'ta grevdeyiz", "İşçi memur elele genel greve", "Her yer Tekel, her yer direniş" ve "Tekel işçisi yalnız değildir" sloganları attılar.
• TEKEL işçilerine Ankara'da yapılan saldırıyı protesto amacıyla Taksim'de KESK İstanbul Şubeler Platformu tarafından kitlesel bir basın açıklaması düzenlendi.
• Ankara'da Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel'in açıklamasının ardından polis, oturma eylemi yapan TEKEL işçilerine müdahale etti. Türk-İş önüne yürümesi engellenen ve gün boyu Sakarya Meydanı'nda yürüyüş yapan TEKEL işçileri, Tek Gıda-İş yönetiminin kararıyla buradaki eylemlerine son verdiler. Tek Gıda-İş sendikasının polis tehdidi sonucu 24 saatlik oturma eyleminden çekilmesinin ardından, sol gruplar eylemi Kızılay'a yapılan bir yürüyüşle sonlandırdı.
• İstanbul Şair Abay Kunanbay Lisesi öğrencileri, Tekel işçilerini destekledikleri için hedef alınan Mehmetçik Lisesi öğrencilerine destek olmak amacıyla okulları önünde bir eylem düzenledi.
• TEKEL işçileri çeşitli engelleme girişimlerinin ardından Sakarya Meydanı'nda oturma eylemine başladı.
• Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde öğrenciler TEKEL işçilerine destek amacıyla oturma eylemi yaptılar.
• TEKEL işçilerinin oturma eylemine başladığı Sakarya Meydanı'na gelen Türk-İş, KESK ve DİSK ortak bir açıklama yaparak eylem izni verilmemesini kınadılar.
• TÜRK-İş Yönetim Kurulu, TEKEL işçilerinin Türk-İş Genel Merkezi'nin önüne gelmelerinin engellenmesine tepki gösterdi. Yapılan açıklamada "TEKEL işçilerinin TÜRK-İŞ Genel Merkezi’ni ziyareti engellenmemelidir" denildi.
• Kayseri'de meydana gelen iki iş kazasında, iki işçi ağır yaralandı.
• ODTÜ'de basın açıklaması yapan Eğitim-Sen 5 Nolu Şube, tüm emekçileri Tekel işçilerine destek olmak için Sakarya meydanına çağırdı.
• KESK Dönem Yürütmesi 1 Nisan saat 19.00'da Türk-İş 1. Bölge Temsilciliği önünde, TEKEL işçilerine karşı takınılan faşist tutumu basın açıklamasıyla protesto edecek.
• Belediye-İş Sendikası Genel Başkanı Nihat Yurdakul, siyasi irade baskısıyla Hizmet-İş’e geçirilen Büyükşehir Belediyesi işçilerini yeniden örgütleyeceklerini söyledi.
• Ankara polisi, Mithat Paşa Caddesi üzerinde TEKEL işçilerine saldırdı.
• Ankara'ya gelmeden önce işçilerin bulundukları illerin emniyet şubeleri tarafından çağrılıp yapacakları eylemin hukuksuz olduğunun "tebliğ" edildiği öğrenildi.
• Ankara Emniyeti'ne bağlı polis ekipleri, 1 Nisan buluşması için Ankara'ya gelen TEKEL işçilerini engellemeye çalışıyor.
• Sağlık emekçilerine “Sıkarım valla yaparım beni biliyorsunuz” diyen İl Sağlık Müdürü istifaya çağrıldı.
• Balıkesir'de sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan ve 213 gündür direnişte olan Mutaf Ambarı işçileri direnişe devam ettiklerini duyurdu.
• Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlüğü’nün şeker işçilerine gönderdiği 4-C’ye geçiş çağrısı yapılan genelgede, üretim sürecindeki işçilere “istihdam fazlası personel” diye hitap ediliyor.
• TEKEL işçileri, 78 günlük direnişin ardından ayrıldıkları Ankara'da, haklarını savunmak üzere mücadeleye devam etmek için tekrar buluşuyorlar.
• Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu çalışanlarına dönük sabah saatlerinden itibaren dört ilde gerçekleştirilen operasyonlarda en az 20 kişi gözaltına alındı.
• Mersin Toros Devlet Hastanesi’nde dava açarak işlerine yeniden dönen işçiler bir kez daha işten çıkarıldılar.
• Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, Ankara Valiliği’nin 1 Nisan'da TEKEL işçilerinin “eylemine izin vermeyeceğini” açıklaması üzerine “Konfederasyonumuza gelirken Valilik’ten izin almayız” dedi.